Sözün özü, insanın yaratılış gayesi, Allah'ın kulu ve halifesi olarak varlık emanetine sahip çıkmaktır. Hayatın anlamı aşkın ve mutlak hakikate -Cenab-ı Hakk'a- bağlanmak ve O'nun sevgisini ve rızasını kazanmak için kendisine verilen emanete sadakat göstermektir. Ancak kendisinden emin olunan insan dünyaya eman, selam ve huzur getirebilir. Bu yüzden hayatın anlamı evrenin anlamından bağımsız değildir.
Kim haklı? Hayat "Bir budalanın anlattığı, kuru gürültü ve şamata dolu ve hiçbir şey ifade etmeyen bir hikaye midir?" diyen Shakespeare mi, yoksa "Ben öyle bilirim ki yaşamak/Berrak bir gökte çocuklar aşkına savaşmaktır" diyen İsmet Özel mi?