Hani Hz. Mevlana'nın sözü var ya, "Sadece susamış dudak su aramaz, su da dudağı arar," diye... Bazen şifa olacak bir söz eğer Cenab-ı Hak onu murat etmişse hiç olmayacak biçimde koskoca kıtayı, denizleri aşarak olmadık bir yerde bir insanı bulabiliyor.
Ehli irfanın çok güzel bir sözünü duymuştum yıllar evvel.
"Biz bu dünyaya var olmaya değil, yâr olmaya geldik," diyor. Gayemiz yâr olmaktır, dost olmaktır, sevgili olmaktır.
Şimdiye kadar okuduğum en güzide kitaplardan birisiydi şüphesiz. Aslında her şeyin insanın kendi içinde olduğunu anlatan ve günümüzde sanılanın aksine aslında dünyanın herkesin etrafında ayrı ayrı döndüğünü anlatan bir kitap ve o kadar haklı ki..
Kitabın bir yerinde şöyle bir ifade vardı:"ister hayatımız, ister ekin tarlalarımız olsun, sahip olduğumuz şeyleri yitirmekten korkarız. Ama hayat hikayemiz ve dünya tarihinin aynı El tarafından yazılmış olduğunu anladığımız zaman, bunu anlar anlamaz, bu korku uçup gider."
Tek gerçek şudur ki, var olan bu dünya, bundan daha mükemmel bir dünya olduğunun güvencesidir. Ve hayatımızdaki her bir işaret bizi kainatın sahibine ve aslında içimize gönderir. Sahibini arayarak içinde bulanlara selam olsun. Ölmeden önce hazinesi bulanlardan olabilmek ümidiyle yaşayalım artık bakalım. ️
SimyacıPaulo Coelho · Can Yayınları · 2024246,7bin okunma
Simyacı atını sürdü.
"Kim ve ne olursa olsun," dedi, " yeryüzünde her insan, her zaman, dünya tarihinde başrolü oynar. Ve doğal olarak o bilmez bunu."
Delikanlı gülümsedi. Hayatın, bir çoban için bu kadar önemli olabileceğini hiç düşünmemişti.