"Gazeteye tekrar bir göz attı: 'Hindiçin', 'Sosyete Haberleri', piyano resitali, ekonomik sebeplere dayalı iki intihar olayı, 'küçük ilanlar'...
Yazı makinesi ARANIYOR...
Radyogramafon ARANIYOR...
İyi durumda cip ARANIYOR...
Saf İran halısı ARANIYOR...
Ajandasını çıkarıp bir sayfasını kesti ve kalemiyle şöyle yazdı:
Umut ARANIYOR... "
"Savaştan sonra yaşamımız kesinlikle daha iyiye doğru değişmemişti. Her şey eskisinin aynıydı. Oysa bütün bu yeryüzünde milyonlarca insanın umut ettiği gibi bu savaştan sonra dökülen bu kadar kandan sonra bir şeylerin değişeceğini kendisi de ummuştu. Barışın geleceğini, savaş kâbusunun dünyamıza gölge düşürmeyeceğini, ekonomik sebeplerden ötürü intiharların olmayacağını..."
"Söylediklerinin edebiyat olduğunu biliyordu. Savaşın ve işgalin açtığı yaraların çok derin olduğunu, yeryüzüne yeni bir savaşın gölgesinin uzandığını, geleceğin de 'parlak ve ışıklı' olmanın dışında her şey olduğunu..."