Şehname’de sık sık burun kıvrılan, Turan ya da Rum diye düşmanca sözü edilenlerin biz Türkler olduğunu hiç düşündünüz mü? Oysa bizim hazine Şehnâme dolu."
"Şehname'nin yazıldığı bin yılında Türkler Asya'dan çıkıp oralara henüz gelmemişlerdi" dedim gülümseyerek.
"Pek çok profesörden daha bilgili ve meraklısınız, ama amatörsünüz" diyerek nazikçe bana haddimi bildirdi Fikriye Hanım ve başka pek çok kitap ve resim göstererek hikâyeler anlattı.
Sayfa 119 - Yapı kredi yayınları 6. Baskı·Kitabı okudu
Akılları başlarında olmadığı için babasını öldüren Oidipus ile oğlunu öldüren Rüstem'e masum diyebilir miydik? Kadim Yunan seyircileri Sophokles'in Oidipus'unu izlerken tıpkı yıllar önce Mahmut Usta'nın bana dediği gibi, Oidipus'un günahının babasını öldürmek değil, Allah'ın onun için biçtiği kaderden kaçmaya çalışmak olduğunu düşünüyorlardı. Aynı şekilde Rüstem'in günahı da oğlunu öldürmek değil, bir gecelik sevişmeden bir oğul sahibi olmak ve bu oğula babalık edememekti.
Sayfa 112 - Yapı kredi yayınları 6. Baskı·Kitabı okudu
Çok geçmeden ölmüş oğlunun başında ağlayan ya da yaralı oğlunu iyileştirmeye çalışan adamın resimleri gene çıktı karşımıza. Baba, İran'ın milli destanı Şehnâme'nin kahramanı Rüstem'di. Ben kitaplara meraklıydım ama her modern Türk gibi Şehname'yi, Rüstem ve Sührab'ı bilmiyordum, ama resmin verdiği duygu baktığımın ruhumun derinliklerindeki baba olduğuydu.
Sayfa 106 - Yapı kredi yayınları 6. Baskı·Kitabı okudu
O zamanlar "ben, beni kimse görmediği zaman en çok kendim oluyorum" diye düşünürdüm. Yeni keşfediyordum bu düşünceyi. Kimse sizi gözlemiyorsa, içinizdeki gizli ikinci kişi dışarı çıkıp dilediği şeyleri yapabilir. Yakınlarda bir babanız varsa ve sizi görüyorsa içinizdeki kişi içinize saklanır
Sayfa 52 - Yapı kredi yayınları 6. Baskı·Kitabı okudu
Gençliğinde bir ideal için birlikte heyecanla kitap okuduğu kızla daha sonra evlenmek, babama göre en büyük mutluluktu. Bir başkasının mutluluğundan söz ederken babam bir keresinde anneme böyle demişti.
Sayfa 32 - Yapı kredi yayınları 6. Baskı·Kitabı okudu