Fethiye ÖZEREN

Aynısını Türkler için de söylemek mümkün, çünkü büyük bir hareket kabiliyetleri var. 7. asra kadar bugünkü Moğolistan'da yaşıyorlardı. Düşünün ki 4-5 asır sonra Türkler, Tuna boyuna kadar uzanıyorlar. Türkler çok yavaş, çok ölçülü, çok kademeli olarak Batı Orta Asya'ya, Maveraünnehr'e oradan Horasan ve İran'a yavaş yavaş Suriye'ye sarkıyorlar. Türklerin buralarda hâlâ kalıntıları vardır
Sayfa 161·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bizim Doğu Asya'yı terk edişimiz tarihî bir olaydır. Belki de varlığımızın sebebi... O bölgenin ağır şartları Türkleri mamur bölgelere doğru çekiyor. Zaten medeniyetimiz bu. İran'la Müslümanlık sebebiyle temasa geçmiş değiliz. Aslında Şamanizm zamanından beri ilişki içindeyiz. Çünkü İranlılarla inanç benzerliklerimiz var. Henüz tespit edemediğimiz birtakım morfolojik ve sentaks özellikleri bakımından dil benzerliğimiz de var. Türklerin batıya doğru ilerleme konusunda İslamiyet meselesi de yardımcı oluyor. Türkler 10. asırda Maveraünnehr'e iniyor.
Sayfa 105·Kitabı okudu
Alıntı
Pritsak Karahanlıların kuruluşunu Karluklara bağlıyordu. Bizim kuşaktan Reşat Genç ve daha eski bazı Türk tarihçiler bu nu reddediyorlar. Reşat Genç, Karlukların zayıf bir boy olduğunu ve böyle büyük bir devlet kuramayacağını iddia ediyor ve Karahanlıları "Yağma" dediğimiz Türklere, yani Oğuzlara bağlıyor ki doğrudur. Bizim bugün Kırgızistan dediğimiz yerde Toharya (Döger) Türkleri hâkim... Oraya göç etmişlerdir. Düşünün ki en uçtaki Türk yerleşimi Kıpçaklardan çok Oğuzlara bağlı.Bugün bile Kıpçaklar ve Oğuzların folklorik özelliklerini ayrı ayrı görebiliyorsunuz. Bu tartışma sonucunda iki netice doğuyor: Bir; Türk tarihinin kaynakları çok kısıtlı ve karanlık... Türklük elektrik gibi çarpıyor, kullanılıyor fakat bunun menşei ne? Bu karanlık, MÖ 2000'e, 1000'e, yahut milat sırasına ulaşmıyor; MS 8. ve 9. asrı tartışıyoruz.
Sayfa 97·Kitabı okudu
Alıntı
Sâsâniler , imparatorluklar ve hassaten dinler ve diller haritasıydı. Bugünkü Urfa (Edessa) bölgesinde Aramca konuşuluyordu. Aramca hemen bütün Mezopotamya’da yaygındı. Arami unsurun gerileyip erimesi 7. yüzyıldaki Arap-İslam fethinden sonra başlamıştır .Sami bir dil olan Aramcanın Arapça karşında erimesi doğal karşılanmalıdır.
Sayfa 92·Kitabı okudu
Alıntı
Sâsânî İmparatorluğu, Bizans'taki "şizma"dan (büyük ayrılık) sonra Hıristiyanların sığındığı ve örgütlenebildiği bir siyasal sistemdi. Özellikle 5. asırdaki Efes Konsili'nde mahkûm edilen Patrik Nestorius'un taraftarları, yani Nestûrîler bu bölgede tutunmuş ve sonraki asırlar içinde Asya içlerine ve bugünkü Doğu Türkistan'a dahi yayılıp mezheblerini sürdürebilmişlerdi.
Sayfa 90·Kitabı okudu
Alıntı