Fethiye ÖZEREN

Türk kimliği ve şuuru; tarih kitabı okutarak, tarihî piyes seyrederek, tarihî film çekerek veya şiirle, müzikle oluşmuş değildir. Doğrudan doğruya kan, ateş ve kavga ile oluşmuş.
Sayfa 27·Kitabı okudu
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Türklerin Avrupa'daki hakimiyetinin çözülüşü açısından, hiç şüphesiz ki II. Viyana Kuşatması sonrası dönem önemli bir başlangıç noktasıdır. Hıristiyanların çoğunluk olduğu vilayetlerin kaybından sonra; 1774'teki Osmanlı-Rus Savaşı'ndan itibaren imparatorluğun Müslüman ve Türk eyaletlerinin de kaybıyla, bu çözülüş yeni bir evreye girmiştir
Sayfa 25·Kitabı okudu
Alıntı
Türkiye konusunda asıl tartışılacak ve rahatsız edici manasızlik burada işte, bazı kişilerin uydurduğu "Türkiyeli", "Türkiyelilik" gibi deyimler! Bazı safdiller veya herkesi bir şey bilmiyor zanneden tipler: "Efendim ne var bunda, Amerikalı oluyor da Türkiyeli niye olmasın?" diyorlar. Amerika, Kolomb'un keşfettiği kıtanın ayrı bir kıta olduğunun farkına varan Cenovalı kaptan Amerigo Vespucci'zün adından geliyor. Amerikalılık Anglo Sakson göçü ve İngiliz dili etrafında oluşan göçmenler için uygun, Türkiye ise içinde Türk adı taşıyor, böyle bir benzerlikle ilgisi yok. Ülkemizin geniş ölçüde Türkleşmesinden beri, bir bölgenin böyle bir etnik kimliğe kavuştuğunu ecnebilerin bile görmesiyle kullanılan bir isim... "Türkiyeli ismi tercüme edilemez, içeriği bakımından bu kelimeyi teklif edenlerin amacını da zaten karşılamaz.
Sayfa 21·Kitabı okudu
Alıntı
... böyle bir gerçeklikte Türklerin tarihi kayıtlarının noksan olması, değerlendirilmemesi söz konusu değildir. Bütün mesele bu kaynakların kullanılmasındadır. Türkiye bunu yapamıyorsa, bunun sebebi; nesillerimizde tarih şuurunun eksik olmasıdır. Evet; Türkiye, bir göçle, bir fetihle, sonradan yerleşmeyle vatanını en geç kuran ülkelerin arasında yer alır. Şüphesiz bu önemli bir gerçektir ancak söz konusu kimliğin (ensoi) oluşumunu engellememiş, aksine bunun getireceği bilinç (pour soi) için yararlı olmuştur
Sayfa 18·Kitabı okudu
Alıntı
Bu bakımdan İslamiyet öncesi Türk kavimleri; bilhassa Orta Asya ve Maveraünnehir, hatta Kafkasya, Volga boyu ve Yakındoğu'da ağırlıklarını hissettirmekle beraber, maalesef düzenli bir tarih yazıcılığının konusu olmamakta ve vuzuha kavuşmuş bilgiler geniş kitlenin tarih bilgisi ve bilincine sunulamamaktadır.
Sayfa 14·Kitabı okudu
Alıntı