Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Kafesoğlu'nun tespitlerine göre kang (baba) ve ök/ög (ana) kelimeleri 9. Yüzyıldan itibaren ata ve ana kelimelerine dönüşmüştü. Ana ve ata ailenin oluşumunun çekirdeğini oluşturuyordu. Bu tıpkı bir ateşin yanması için gerekli olan malzemenin bir araya gelmesi gibi telakki ediliyordu. Böylece aslında ailenin kurulmasıyla birlikte hanede ocak yanmaya başlıyordu
19 Mayıs, Türk Milleti'nin bağımsızlık ve özgürlük umutlarının inanca dönüştüğü, kurtuluş ateşinin yakıldığı ve aydınlık bir geleceğe olan inancın kuvvetlendiği günün adıdır. 19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramınız kutlu olsun.
Bilge Kağan annesini Umay’a benzetilmesi de ayrıca dikkat konusudur. Umay’ın İran ve Hint kültüründe yer alan Hüma veya Hümay'dan Türk kültürüne geçen bir kavram olduğu yolunda görüşler var ise de onun bir koruyucu melek ya da tanrıça olduğu ve diğer kültürlere Türklerden geçtiği yolunda görüşler de bulunmaktadır. Hüseyin Namık Orkun, Umay'ı çocukları koruyan tanrıça diye açıklamıştır. Ancak o, bu kelimenin kökünün Sanskritçe'de aranması kanaatindedir. Bununla birlikte Kaşgarlı Mahmud, Umay'ı "Umay: Kadın doğurduktan sonra karnından çıkan hokka gibi nesnedir (son). Buna çocuğun ana karnında eşi denir. Birisi buna hizmet ederse çocuk doğar (Umayka tapınsa ogul bolur). Kadınlar sona uğur sayarlar." şeklinde tarif etmesine bakarak onun ilk anlamından çıkarak uğurlu bir ruh, çocuk eşi ve soy devamlılığı gibi bir anlama kavuştuğunu göstermektedir. Nitekim Yakut, Kırgız ve Kazaklarda hemen hemen bu anlamıyla yani "son" şekliyle kullanımının revaçta olduğu tespit edilmiştir.
Göktürklerde de Hatun'un devlet idaresinde etkili olduğuna şüphe yoktur. Bilge Kağan'ın Göktürk Devleti'nin kuruluş devrini anlattığı bölümde "Türk halkı yok olmasın diye, halk olsun diye, babam İlteriş Hakanı ve annem İlbilge Hatun'u göğün tepesinden tutup daha yükseğe kaldırmıştır." ifadesine yer verir. Bu cümlede Bilge Kağan'ın annesi "İl" ve "Bilge" sıfatlarını birlikte taşır. Buna göre anne devletin bilge kişileri arasında yer almakta olup bu isim aslında onun ünvanıdır.