Budizme göre benlik bir kurgudur ve insanın acı çekişinin temel sebebidir. Budizm pahalı arabalar ve kıyafetler gibi maddi şeyleri arzuladığınızda, itibarınızı arttırmak için iltifat beklediğinizde veya hayatınıza fayda sağlaması için konum ve güç peşinde muamele ettiğinizi söyler. Bu maddi konular anlık hazları veya zevkleri tatmanızı sağlayabilir ancak aynı zamanda sizleri altın kelepçelerle hapsedebilir ve uzatılmış hoşnutsuz duyuş adını verdiğimiz sürekli bir ısdıraba da sebebiyet verebilirler. Bir Budist için benlik, geçirilmekte olan fiziksel bir hastalıktan daha kötüdür. Sürekli devam eden bir hastalık gibidir.
Dört yaşındaki çocuklar üzerinde yapılan araştırmalar gösteriyor ki düşük gelirli ailelerde doğan çocukların duyduğu heves kırıcı sözcüklerin sayısı övgü sözcüklerinden 125 bin fazlayken yüksek gelirli ailelerde doğan çocukların duyduğu övgü sözcüklerinin sayısı heves kırıcı sözcüklerden 560 bin fazla oluyor. Bu verilere göre düşük gelirli hanelerde dünyaya gelen çocukların vücut bütçelerine binen yük daha fazla ve bununla baş etmeye yetecek kadar kaynakları yok.
Duygusal zekanın anahtarı yeni duygu kavramları öğrenmek ve halihazırda bilinenleri geliştirmektir.
Yeni kavramlar öğrenmenin birçok yolu vardır; yürüyüşe çıkmak, kitap okumak, film izlemek ve yeni yemekler yapmayı denemek gibi. Bir tecrübe koleksiyoncusu olun. Alacağınız yeni kıyafetleri denediğiniz gibi yeni bakış açılarını da deneyin. Bu tarz aktiviteler beyninizi elindeki kavramları birleştirerek yenilerini üretmeye ve kavram sisteminizi önceden harekete geçerek değiştirmeye sevk eder. Böylece gelecekte daha farklı tahmin eder ve daha farklı davranırsınız.
Sağlıklı besinlerin, düzenli sporun ve yeterli uykunun dengeli bir vücut bütçesi ve sağlıklı bir duygusal Hayat için olmazsa olmaz olduğu bilimsel açıdan su götürmez bile gerçektir.