Hakan

Hakan
@Elitizmmmm
Doğruluğu oluşturmak için nesnel bir kriteriniz yoksa ve elinizde sadece bir fikir birliği varsa, bu fiziksel değil toplumsal bir gerçeklikle karşı karşıya olduğunuzun bir göstergesidir.
Sayfa 205·Kitabı okudu
Reklam
Biz yetişkinler olarak bir çocuğa bir söz söylediğimizde, aslında çok önemli bir şey yaşanıyor ancak biz bunu farkedemiyoruz. O sözü söylediğimiz anda çocuğa, gerçekliğini genişletebilmesi için bir araç olan tamamıyla zihinsel bir benzerlik sunuyoruz ve çocuk da söz konusu benzerliği, gelecekte kullanılmak üzere zihnine döşenen örüntülerle birleştiriyor. Özellikle birazdan da göreceğimiz üzere duyguları oluşturabilmesi ve algılayabilmesi için gereken araçları onlara biz sunuyoruz.
Sayfa 151·Kitabı okudu
Son elli yılda insanların mantıklı özneler olmadığını gösteren çalışmaların sayısını unuttum diyebilirim. Mantıklı düşünme ile duygunun üstesinden gelemezsiniz çünkü vücut bütçenizin durumu tüm düşüncelerinizin ve algılarınızın temelidir. Yani duyu ve duyuş her an varlığını korur. Kendinizi mantıklı olarak hissettiğinizde dahi vücut bütçeniz ve onun duyuşla olan bağlantıları oradadır ve arka planda sessizce çalışırlar.
Sayfa 125·Kitabı okudu
İster sabah yataktan kalkarken olsun ister kahvenizden bir yudum alırken olsun, beyniniz ne zaman bir hareketi tahmin etse vücut bütçeleme bölgeleriniz bütçenizi buna göre ayarlar. Beyniniz vücudumuzun hızlı bir enerji patlamasına ihtiyacı olduğu tahminini gerçekleştirdiğinde söz konusu bölgeler, kortizol hormonu salgılaması için böbreklerimizdeki adrenalin bezlerine talimat gönderir. İnsanlar kortizola "stres hormonu" der ancak bu yanlıştır. Kortizol, enerji artışına ihtiyaç duyduğunuz anlarda salgılanır ki stresli olduğunuz zamanlar da bu anlara dahildir.
Sayfa 110·Kitabı okudu
Tarihsel kayıtlar gösteriyor ki eski Yunanlılar ve Romalılar mutlu olduklarında durduk yere gülümsemezmiş. "Gülümseme" kelimesi Latincede veya eski Yunancada bulunmuyor bile. Gülümseme, ortaçağın bir buluşudur ve genişçe ve dişlerin gösterildiği gülümseme, dişçiliğin daha erişilebilir ve karşılanabilir olduğu on sekizinci yüzyılda popüler hale gelmiştir.
Sayfa 84·Kitabı okudu
Reklam