Film izlemek, kitap okumaktan sonra ruhuma en iyi gelen ikinci şey. Ancak sadece izleyip geçmeden; bakarak, görerek, anlayarak ve hissederek film keşfetme zevkini daha belki de birkaç yıldır tatmaktayım. Bu güzel yolcukta kendimi sürekli Asya kıtasının hazinelerini ararken buluyorum. Asya filmlerinin gerçekten dolu dolu, ruhu olan ve gerçek hislerle dokunan filmler ürettiğini düşünüyorum. (Avrupa, Asya, Latin ülkeleri varken arada sırada iyi film çıkaran Hollywood neden hala en popüler olan anlaması çok zor. ) Kitabımız kısacık ama bence yeni keşfetmekte olan biri için yeterli bir kaynak. Ayrıca okuduğum her kitap bana ne kadar kara cahil olduğumu yüzüme vuruyor. Asyanın savaşlardan payını yeterince aldığını biliyordum. Ama bu kadar çalkantılı bir siyasi ortam olduğunu, neredeyse her ülkenin 1980, 1990 lardan beri yavaş yavaş rahata ermeye başladığını, her bir Asya ülkesinin tek tek ölüm dolu olduğunu, iç savaşları, dış savaşları, idamları ve sansürleri gözümün önüne sadece durumu açıklayan birkaç paragraf ile bu kadar net getirmesi yazarın başarısı diye düşünüyorum. Son not olarak, zaten yeterince kabarık olan film listeme bir sürü yeni ekleme yapmama vesile oldu. Bahsedilen filmelerde ve sanatçılarda, sık sık daha önce izlediğim ve çok beğendiğim filmlere ve isimlere denk gelmek ayrıca inceden kendimle gurur duymamı sağladı ama çok da çaktırmıyorum.