Bir kez daha kanatlanıp o bahçeye uçarak ilk gençliğin duru sabah havasını solumak, bir kez daha, kısa bir süre için de olsa bir kez daha dünyayı Tanrı elinden çıktığı gibi yaşamak, bir kez daha yeryüzünü o güç ve güzellik mucizesinin ruhumuzda gerçekleştiği çocukluk günlerindeki gibi görmek, pek seyrek üstesinden gelinen, ama tadına doyulmayan bir şeydir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Her defasında bir öncekinden güzeldir yeni yıl, her defasında bir öncekinden hızlı adımlarla yürüyüp gider gibidir. Oysa çocukluğumda ne uzun geçerdi baharlar, adeta sona ermek bilmeyen bir uzunluğu vardı.
Her şey bir bekleyiş, bir hazırlık içinde; her şeye düşlere dalmış, ileriye doğru nazlı ve nazenin yol almaya çalışan bir oluşum sürecinin sıtmasını yaşıyor, tomurcuklanıp filizleniyor, tohum güneşe, bulut tarlaya, körpe otlar esen yele kendini buyur ediyor.
Döndüğüm zaman yargılanacağım yerdi bu ev... Peki ama, dönmezsem?
Döneceğimi biliyordum. Hep dönülürdü, her seferinde dönmüştüm. Sonu hep böyle bitmişti çünkü.