Oysa gözler hiç bir şeyi görmezmiş
Haklıymış kalbiyle gördüğünü söyleyen körler
Ruh yordamıyla bilinirmiş yüreğin görsel alanı
Dünya, sonra Allah, sonra hiçlik. Yani her şey.
Fatih Yerli
İnsanları sevmenin öyle bir versiyonu var ki; onları ışıklarıyla değil, karanlıklarıyla kabul etmek. En problemli taraflarını, odadaki devasa fili görüp öylece seyre dalmak. Sadece gülüşlerini değil, gecenin dördündeki hezeyan ve çöküşlerini de kalbine almak. "Biliyorum ama şimdilik susuyorum" demek. Bu, dışarıdan bakıldığında çarpık bir ilişki gibi gözükse de... Belki de sevmenin en çıplak hâli budur. Her şeye rağmen, içinden gelen bir forsla yanında kalabilmek.
'Öl ve sonra kendi küllerinin arasından yeniden doğ!' deseler, hiç tereddüt etmeden ölür insan. Keşke insanın yüreğinde böyle bir ışık yansa da ruhunu aydınlatsa, serbest ve sağlıklı olarak en yüce duygularla kaygısızca düşünebilse...