Günümüzün "aç kendini" toplumunda, yaralarımızı göstermemiz, o yaraları da bir "başarı öyküsü"ne dönüştürmemiz bekleniyor. Gönül burukluğunu dahi pazarlayabilen bir iktisat karşısındayız.
"Görme, bizi düşünme ve hatırlama derdinden kurtarır." Hız, unutturur. İmge bombardımanı, bizi hatırlamak derdinden kurtarır diyor Kemal Sayar "Yavaşla" kitabında. Belki de bundandır elimizdeki telefonu bırakamayışımız, televizyonun kapama düğmesine basamayışımız... Hızla geçen imge dünyası belki de bizi düşünme zahmetinden kurtardığından daha cazip geliyor, sonra adına "teknoloji bağımlılığı" diyoruz.