Ruhum öylesine çok duyguyla doluydu ki, içimdeki seli durdurmak, beni boğmasını engellemek için elimi, altındaki yüreğimin acıyla attığı göğsüme sıkıca bastırdım.
Sanki odasında tek başına oturmuş, penceresine vuran yağmur damlalarını seyreden birisiydim. Yanına sokulamadığım 'ben' le aramda bir cam vardı ve irademle cama vurup onu parçalayamıyordum.