Kaybıyla dövündüğüm günlerin,
Bıçakla donatılmış, incecik ruh kafesi.
Ve nefretim ve öfkem, damıtılmışlar, aheste.
Uzaktan, ufukları izlerken bombaların inişini,
Yıkılıverdim. Çocukça hayallerime yazık, ah vah.
Hiç olmasaydı, merhamet dilerdim sizler için,
Yapayalnızlıkta, dünyada, bir aydınlıktı içiniz,
Bir an olsaydı, burnumdan gelecek! isterdim.
Ancak, zaman içinde yanlışlarla doğdu insan,
Feryadı duyamadı, insanlık ne âlâ, tütsün sokakta.
Belki gün gelir, aklı başına gelir, oğlunun, insanın,
Zavallıca düştüğünde başı, taşlara.
Bilmeliler ki, onlar, sefilce ölüm, ne korkunçtur oysa!