X

X
@Elmuerte
Faschist uyanmadan, arkadaşları görüverdiler, kendini intiharla kaybedeni, geç olacaktı yataktan kalkması, olaya şahit olması, bu yüzden, arkadaşları anlattılar ona, ölen bir adamın son anlarını, çileci bir ıstırapla: "Zehir mi olmalıydı yani, bütün bu günler? 'Kurtuluşu bulamadığımız için, haykırmalı mıydı, isyanın acı sesiyle! İsyan diyorum, asil olana benzemeyeniyle Bütün yaşanmışlıkları reddeden, kötü; korkunç! "Bak, tam buraya, midenin üzerine inecek kılıç, Midesi kalkacak, seni görenin; Üzülme, son kerende, bu son olacak, sevin. Ah... Kiraz çiçekleri nasıl düşerse dalından, Senin başın da öyle düşecek ardından! İşte böyle olacak sonun, böyle gelecek son..." Öğütleyen, öğüdünden uzaktaydı, Çünkü bu, bir anlık eylem, -göz kapayışa bedel- Halka, hiçbir kayda değer amacı gütmeyen, Haybeye, umut simsarlığı yapanların "eylemi". Yapanı, yapacağının pişmanlığını sorgulatan, Acabaları ve niçinleri, bir hastalık gibi büyüyen! Ancak, büyümesine imkân sunulamayan... Ve sonra... "Hadi! Şimdi" ikazıyla cehennem ıstırabını, Halkın, ferdin kanına sokuveren... Ve, öğütleyenden, ölüm anında fısıldanan acı bir söz, hırsızca, kindar... 'Bu dünyevî cehennemden kurtulduğun için rahat mısın?' ...böyle yanar fitil, böyle infilak eder bomba, yanlış yapana da hiç acımaz, esaret dolu infilak!" ... Faschist uyandı, gözlerini ovuşturdu, "yine ölüm uyandı, bir uyanıksa öldü!" böyle haykırdı sessizce, olan bitene anlam vermeğe başladı... arkadaşlarını dinledi, sonra konuşmağa başladı: "Ölümden kaçabileceğini düşünen var mı?
Edebiyat
Reklam
Şunları söyledi Faschist, gözlerinden yaşlar süzülerek: "Doğduğum bu yerde, Bu renkli topraklarda, insan, doğmasa yeriymiş! Bu fışkıran dört uzuv, bizi kanla yoğurdu; Etimiz, kemiğimiz acıyla paramparça edildi, Ve sessizliğimiz uğruna, ülkemiz uğruna, Başkaldırısız çalışmamız emredildi! Doğan her bebek, benim gibi, keder ve zulmün, Nefretten kara ağlarına düştü, yazık! ...diyorsunuz ki bana, ey Faschist, seninki de laf mı? "Bak, şimdi sapasağlamsın, ellerin, kolların, Şu yürek ve vicdanın..." Ey dostum, ya benim kahrolan, boşa geçen -boşa geçmesi için- çabaladıkları gençliğim, Onların üzerimde açtığı yalnızlık, yoksunluk, Ve yoksunluk, bu düşüşlerim ansızın... Dehşetin ve hastalığın, etimi yediği kurtçuklar! Söyleyin bana, tümüne ne olacak, ne olacak! ...dünün ağrıları, bugün geçtiyse eğer, Bu, umarsızlık mı getirmeli yani! Bilmelisin ki... bu topraklarda Dün de aynı, bugün de. Soy sop, yaşantının kara vebasında Beraberinde, el ele ilerler... Sen, şatafat ve görkemin tunç botlarıyla ezilirken, Onlarla bir düzeyde, Ancak merhametsiz olmayacağın,
Edebiyat
Faschist, kendisini uyandırmaya gelenlere karşı içsel bir başkaldırı yapıyordu, ancak o kadar derdindi ki uykusu, yanına gelenleri fark etti, uykuda olduğunu fark edemedi: Bırakın! Bırakın biraz daha uyusun! Şehrin katı, duygusuz çöp kamyonu paramparça bir su testisi gibi onu alıp götürmeden önce, daha şimdi, biraz önce usulca uykuya daldı, hasta bir kuş gibi o yeşil çimen yatağında. Hayatında hiç kimse ona böyle nazikçe dokunmamıştı. Şimdi bu talihsizi bundan mahrum etmeyin! Bırakın, bırakın da biraz daha uyusun!
Edebiyat

X

, 1000Kitap'a katıldı.