İlk göreviniz sürekli olarak fikir ve kararlarınıza bulaşan
şu duygularınıza bakmaktır. Kendinizi sorgulamayı öğrenin:
Bu öfke ya da kırgınlık niçin var? Sürekli ilgi çekme gereksinimi nereden geliyor? Böyle bir inceleme altında duygularınız size hükmetmeyi azaltacaktır. Başkalarının verdiklerine tepki göstermek yerine kendi adınıza düşünmeye başlayacaksınız. Duygular zihnimizi daraltır, güç ya da ilgi arzumuzu tatmin eden bir ya da iki fikir üzerine odaklanmamıza yol açar ve bu fikirler genellikle geri teper.
Duygular
bizi içimize döndürür, nous'tan, gerçeklerden uzaklaştırır. Öfkemize ya da özgüvensizliklerimize takılıp kalırız. Dünyaya bakıp
sorun çözmeye çalışırken her şeyi bu duyguların merceğinden
görürüz ve bu görüşümüzü bulanıklaştırır. Pericles, anında tepki vermemeye, güçlü bir duygunun etkisindeyken bir karar almamaya kendini alıştırdı. Bunun yerine duygularını analiz etti.
Özgüvensizliklerine ya da öfkesine bakarken çoğunlukla haklı
olmadıklarını, incelendiği anda önemini yitirdiklerini fark etti.
İrtifa kaybeden uçaklarda gaz maskesini önce kendinize takmanız gerektiği gibi hayatınızda da önce kendi bedensel ve zihinsel sınırlarınızı korumayı başarabiliyor olmalısınız ki bütün sevdikleriniz için hayatı kolaylaştırmaya ve güzelleştirmeye devam edebilin.