Çekilmez Bir Adam

Tabii bu zafer anları oldukça enderdi. CSAC, 'Edward'ı daha önce hiç düşünmediğim ölçüde kusurlu, pısırık, ne idüğü belirsiz bir yapı olarak görmeye zorluyor du beni. Öyle ki, içinde güç yerine ancak utanç ve dert üretmeye yarayan gizli bir Arap kimliğinin pusuya yattığı belalı bir Amerikalı olduğumu hisseder oldum son tahlilde
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Üstüme çöreklenen yenilgi duygusuyla birlikte kovalamaca da giderek tatsızlaştı, basit bir oyun olmaktan çıktı gözümde. Rakibim arayı kapadıkça ben de yavaşlamaya başladım, 'Edward'ın pes ettiğini gösteren bir işaretti bu
Bir anlamda yenilmiş hissediyordum kendimi, çünkü 'Edward' pes etmiş, kendini bırakmıştı, kavgayı bileğinin hakkıyla kazanmış olan kişinin altında eziliyordu. Öte yandan tam da 'Edward'ın kendinden geçtiği, Claude Brancart’ın tutsağı haline geldiği anda içimde yeni bir 'ben' dirilmeye başlamıştı sanki....
Sayfa 128·Kitabı okudu
Miss Clark’ın hakkındaki berbat düşünceleri amacını aşmış, elden ele dolaşan bir silah misali annemin eline kadar ulaşmıştı. Anneme pedagojik gerekçelerden çok sadistçe içgüdülerle bu yargılara varmışa benzeyen biriyle neden sorgusuz sualsiz böyle bir ittifaka giriştiğini sormak da hiç aklıma gelmemişti
Giderek bu kimlikten nefret eder oldum, işe bakın ki ondan başka bir seçeneğim de yoktu. O denli tehlikeli biri olup çıkmıştım ki, kötü gidişatıma kızmaktan çok akıl sır erdirememişe benzeyen ak saçlı, kendi halinde yaşlıca bir Ortabatılı olan Miss Willis’e gönderildim kaçınılmaz olarak...