Bir zamanlar bir ülkede bir kişi, “Aman bana kazık giriyor !” diye bağırmaya başlamış. Başkasına giren kazıktan bana ne deyip kimse aldırmamış. Derken, “Bana kazık giriyor” diye bağıranların, acıdan kıvrananların sayısı artmaya başlamış. Önceleri halktan kişiler kazık giriyor diye bağırırlarken, sonraları üst düzeydekiler de başlamışlar bağırmaya : “Aman yetişin, kurtarın... Bana giren kazığın acısına dayanamıyorum...” Bir zaman sonra, başkalarına kazığın girdiğine inanmayan yada aldırmayan nazırlar (bakanlar), vezirler de yedikleri kazığın acısından kıvranarak, “Kazık giriyor,” diye haykırmaya başlamışlar. O ülkede kendisine kazık girmeyen tek kişi padişah kalmış. Ama o da günün birinde kazık yemekten kurtulamayıp, “Amanın... Bana dahi kazık girmektedir” diye inleyip kıvranıp haykırmaya başlamış.
"Türkiye'de kimse kazık kendisine girmedikçe, başkalarının yediği kazıkla ilgilenmez. "