Çalıkuşu

Çalıkuşu
#81008293 Memento mori; Eloi, Eloi, lama sabachthani!
Amerikan yardımıyla Türkiye yargı, ekonomi, politika, savunma konularında Amerika'ya baglanmıştır.Işte maddeler... Türkiye Amerika'nın arzuladığı yasal düzenlemeleri yapmak zorundadır. Yardımlar sadece Amerikan hükümetinin izni kapsamında kullanılabilir. Amerika Birleşik Devletleri memurları, basın ve istihbarat mensupları yardımı denetlemek üzere Türkiye'ye istedigi zaman girip çıkabilir. Aynca Türkiye hükümeti, yapılan yardım hakkında basın yayın organlarında sürekli propaganda yapmayı taahhüt etmiştir. Mustafa Kemal Atatürk'ün ölümü üzerinden sadece dokuz yıl geçmiştir... 1950'de Türkiye ilk demokratik seçimini yaptl. Inönü dönemi bitmiş Demokrat Parti kazanmıştı. Adnan Menderes iktidar koltuğuna oturur oturmaz Amerikalılarla karşılaşacaktı...
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Thornburg raporundan sonra Türkiye, Amerikan yardımı aldı ve uluslararası para fonuna bağlandı. Amerika "Ortadoğu'nun istikrarı için "Türkiye'ye yardıma hazırdı!" O günden sonra Türkiye için hep aynı sõzler kullanıldı. Karanlıklar Prensi Richard Perle'nin õzetiyle, "Türkiye, Amerika'nın Ortadoğu'daki çıkarlarının bekçisidir!
Amerikalı uzman Max Weston Thornburg, 1947'de Türkiye'ye gönderildi. Amerikan devletine verdiği rapor "Türkiye'ye niçin yardım?" adını taşıyordu. Raporunda "1923'te Atatürk'le başlayan sanayileşme atılımları devam ederse, Türkiye'de komünist bir tehlike yükselebilir" demişti.
kazık kendine girmediği müddetçe ses etmez yurdum insanı:)
Bir zamanlar bir ülkede bir kişi, “Aman bana kazık giriyor !” diye bağırmaya başlamış. Başkasına giren kazıktan bana ne deyip kimse aldırmamış. Derken, “Bana kazık giriyor” diye bağıranların, acıdan kıvrananların sayısı artmaya başlamış. Önceleri halktan kişiler kazık giriyor diye bağırırlarken, sonraları üst düzeydekiler de başlamışlar bağırmaya : “Aman yetişin, kurtarın... Bana giren kazığın acısına dayanamıyorum...” Bir zaman sonra, başkalarına kazığın girdiğine inanmayan yada aldırmayan nazırlar (bakanlar), vezirler de yedikleri kazığın acısından kıvranarak, “Kazık giriyor,” diye haykırmaya başlamışlar. O ülkede kendisine kazık girmeyen tek kişi padişah kalmış. Ama o da günün birinde kazık yemekten kurtulamayıp, “Amanın... Bana dahi kazık girmektedir” diye inleyip kıvranıp haykırmaya başlamış. "Türkiye'de kimse kazık kendisine girmedikçe, başkalarının yediği kazıkla ilgilenmez. "
Sayfa 13