O bana yaklaştığında, o bana baktığında, o benimle böyle konuştuğunda böyle hissediyordum. Eriyordum ama görmüyordu. O kadar sıkı tutuyordu ki kıvılcım parlıyordu. Beni eriten sıcacık bi kıvılcım. Belki de kaybettiğim ateş beni korur, tutuşmam sanıyordu.
Kaybettiğim ateş...
Tutuşmaya başlıyordu...
Boşluk. Yeniden. Sadece bir an. Tekrar ona döndüm ve tekrar belimden yakaladı. Mümkün olabilir miydi? Sadece tek bir an olabilir miydi bütün yaşananlar? Ve boşluklar kapanır mıydı? Şimdi daha yakındık. Göğsüm onun göğsüne çarpıyordu, o kadar ki kalp atışlarımın onun bedeninde hissedildiğini biliyordum. Mümkün olabilir miydi? Tekrar, daha yakın olabilmek.