Elvan

Seni nasıl tanıyabilirim öyleyse? Bence bir insanı tanımanın bir tek yolu vardır, onu bitmiş kabul etmek. Onu artık yaşamıyor saymak. İnsan ancak böyle bakınca onu olduğu gibi, tamamlanmış olarak görebilir. Ama yaşayan birine böyle bakabilmek çok güç değil mi? Böyle bakmadıkça kimseyi tanıyamazsın, diyor kesinlikle.
Sayfa 103·Kitabı okudu
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Sesi birden çok dokunaklı geldi bana. Bir acıma duygusuyla birlikte. Nasıl anlatmalı, eşya yerine koyduğun bir kölen vardır, hiçbir şeyine dikkat etmemişsindir, bir gün yemek yerken görürsün onu: acıkmış haldeyken, iştahla yemek yediğini görürsün, o da senin gibi ciğnemektedir, çiğnediği lokmaları senin gibi yutmaktadır, gırtlağının inip kalktığını fark edersin, işte o anda, birden bu adamında bir insan olduğunu anlarsın, bunu anladığın anda da içini ezilmiş bir acıma duygusu kaplar, bütün dünyan bir an için, hiç olmazsa o an için degişiverir... sesini duyunca buna benzer bir duyguya kapıldım.
Sayfa 97·Kitabı okudu
Ölmek
Biliyor musun, korkaklık da bulaşıcıdır, yiğitlik de. Hepimiz yiğitleşmiştik. Ölüm vız geliyordu herkese. Ama savaş içinde oluyor bu tabii. Çünkü ölmeyi düşünmüyorsun, çünkü kolayca ölünüyor. Ölmek barış zamanında zor oluyor. Çünkü ölmeyi düşmeye başlıyorsun o zaman, bir de elde etmek istediğin şeyler söz konusu. Savaşırken bir şey elde edeceğine inanıyorsun ölmekle, barış zamanındaysa bu yok işte. O zaman savaşta ölmek kolay oluyor, barıştaysa zor.
Sayfa 43·Kitabı okudu
Gününü değerlendirmeye bakacaksın... günün nasıl değerlenir, bak anlatayım: şimdi ömrünü bitmiş say, ömrün bitmiş de sen yalvarmış, yakarmışsın, sana gözyaşların için cabadan bir gün daha vermişler... işte şu anda da o bir tek son günün içinde bulunuyorsun... işte o son günde ne yapacaksan, her gün onu yapacaksın. O zaman bu bahçede gezinmem ki, der çocuk. Ne yaparsın ya? Ağlarım.
Sayfa 22·Kitabı okudu
Beklemek... evet. Bekliyordu. Kim, kendini sonuçsuz bir beklemeye mahkum edebilir ömür boyu? Evin dışında olup bitenlere -çok şeyler oluyordu dışarıda: değişen giysiler, bulunan yeni yeni araçlar, gereçler, çıkan savaşlar, yazın sıcakları, kış günlerinin soğukları, doğan çocuklar, ölen dostlar, hatta ezanın okuması, bayramlar- aldırmadan tam kırk yıl kalmıştı o aynı evin içinde Kur'an okuyarak ve ibadet ederek ve yalvararak ve havf ederek.
Sayfa 16·Kitabı okudu