"Anlayışın için teşekkür ederim" deriz.
Oysa hakiki anlayış, bencil olmayan akıl ve gönül sahibi kişilerin kolayca gösterebileceği basit bir özelliktir. Doğaldır içtendir karşılıksızdır.
Bu sebeple anlayış, teşekkür gerektirmez, gerektirmemeli.
Şartlar gereği kişiyi zorunlu anlayışa iten mecbur kılan anlayış ise samimi değildir sahtedir. Çünkü yapaydır. Kişi bu anlayışı gösterebilmek için çaba gösterir. Kimi ise biraz acı çeker
Bu belki karşı tarafı bu samimiyetsizliğe sahtekarlığa ve zorunluluğa iten kişi için teşekkür gerektirebilir.
Çünkü iten kişi bu olayın az çok bilincindedir.
Fakat kişisel menfaatleri dolayısıyla kendine bile dürüst olamadığını fark edemez.
Sahtelikten, çıkardan uzak samimi insan ilişkilerinde anlayış göstermek kendiliğinden akar. Teşekküre ihtiyaç duymaz.
Anlayışımız kapasitemiz kadarıyla samimi.
Birbirimize gösterdiğimiz anlayış, toplumun, inanç, ülke ayırmaksızın tüm insanlığın en azından medeni, aydınlanmış, okumuş veya belli bir yaşı almış, bilinci olgunlaşmış öncü bireylerin örnek olması, hep birlikte huzur ve refah içerisinde yaşamamız için dikkat etmemiz gereken önemli bir meseledir.
Herkes kendince mutlaka haklıdır.
Bilinci olgunlaşmış aydınlanmış kişiler kolllektif olarak insanlık bilincini yukarı taşımak için insanlığa hizmet eder. Onlara üniversitede eğitim verirken de, ayakkabı boyarken de, inşaatta amelelik yaparken de rastlayabiliriz. Fakat üzerlerine giydikleri elbiseden dolayı çoğu şeyi fark edemeyiz. Onlar örtülere bürünmüş gizli kahramanlardır.
Bu tür açıklamalarla olgunluğa yakın insanlar için uyarıcı bazı mesajlar verirler.
Burada niyet tamamen bireysel egonun tatmini haklı çıkma çabası değil aksine bütünün yararınadır.
Eeeyy Emre! bunca şey zırvaladın. Sen inanıyor musun sanki... Herkes birbirine saygı sevgi