Emre Yılmaz Başka Şeyler

Emre Yılmaz Başka Şeyler
@Em_re
Neyi okuduğuna dikkat et. Tüm okudukların tek bir kitaptan çıktı. O kitap EVREN'den başkası olabilir mi? Makrodan mikroya...
Yolum, yoldayım, yoldaşım
Üniversite
İstanbul
İstanbul
184 okur puanı
Kasım 2018 tarihinde katıldı
Bir insan bir insanı bir şey görür, bu hayattır. Bir insan bir insanı birçok şey görür, bu sevgidir. Bir insan bir insanı her şey görür, bu aşktır. Bir insan bir insanı hiçbir şey görür, bu doğu'dur. Bir insan bir insanı görmez, bu ölümdür.
Edebiyat
İnsanın aklı her zaman iki imkânsız şeyi yapmaya çalışır. Birisi yapılamaz bir şey olan, geçmişi yeniden düzenlemektir. Geçmiş gerçekleşmiştir. Geçmişe gerçekten gidemezsin. Geçmişe gitmeyi düşündüğünde, en iyi ihtimalle onun anılarına gidebilirsin, o gerçek geçmiş değildir, o sadece bir anıdır. Geçmiş artık yoktur, dolayısıyla onu yeniden düzenleyemezsin. Bu insanlığın gerçekleşmesi imkânsız amaçlarından birisidir ve insan bunun yüzünden çok acı çekmiştir. Geçmişi silmek istersin; nasıl silebilirsin ki? Geçmiş kesindir. Geçmiş, bir şeyin tüm potansiyelinin bittiği anlamına gelir; gerçek olmuştur. Artık onu düzenleme, silme ya da yeniden yapma potansiyeli yoktur. Geçmişle ilgili yapılacak hiçbir şey yoktur. Ve insan zihnini her zaman meşgul etmiş diğer imkânsız düşünce de geleceği kurmaktır; bu da, yine yapılamaz. Gelecek henüz olmamış olan demektir: Onu kuramazsın. Gelecek kurgulanmadan kalır, gelecek açık kalır. Gelecek saf potansiyeldir; gerçekleşmediği sürece ondan emin olamazsın. Geçmiş saf gerçekleşmedir; olmuştur. Artık onunla ilgili bir şey yapılamaz. Bu ikisinin arasında, şimdiki zamanda insan durup bu iki imkânsızlığı düşünür. O gelecekle ilgili her şeyden emin olmak ister; ve bu yapılamaz. Bunun kalbinde mümkün olduğunca derinlere inmesine izin ver: Bu yapılamaz. Şimdiki anını geleceği belirlemek için harcama. Gelecek belirsizliktir; bu geleceğin niteliği tam olarak budur. Ve zamanını geriye bakarak harcama. Geçmiş gerçekleşti, o ölü bir olgudur.
1000Kitap
Batının yaklaşımı. Psikanalist hafızaya girer; orada çalışır. Çocukluğuna gider, geçmişine gider; geriye doğru gider. Sorunun nereden kaynaklandığını bulur; belki elli yıl önce sen bir çocukken annenle ilişkin yüzünden başlamıştır, o zaman psikanalist geri dönecektir. Elli yıllık hikâye! Uzun, sürüncemede kalmış bir iş. Hatta o zaman fazla bir yararı dokunmaz; bu sadece tek bir sorundan ibaret bir şey değildir. Bir tek sorunun tarihinin içine girebilirsin; otobiyografine bakıp sorunların sebeplerini bulabilirsin. Belki tek bir sorunu aradan çıkarabilirsin ama milyonlarca problem var. Şayet bir hayattaki sorunların hepsinin içine tek tek girmeye başlarsan, milyonlarca hayata ihtiyaç duyacaksın!
1000Kitap
Kızmamaya çalıştın, pek çok kereler bu kararı aldın ama hâlâ oluyor. Hırslı olmamaya çalıştın ama tekrar tekrar aynı tuzağa düştün. Kendini değiştirecek tüm şeyleri denedin ama hiçbir şeyin olacağı yok gibi. Hep aynı kalıyorsun. Ve ben burada diyorum ki basit bir anahtarı var; farkındalık. Buna inanamazsın. Nasıl olur da yalnızca farkındalık, başka pek çok şeyin bir yararı yokken yardım edebilir? Anahtarlar her zaman için çok küçüktür; anahtarlar büyük şeyler değildir. Küçücük bir anahtar çok büyük bir kilidi açabilir. İnsanlar Buda'ya: "Kızmamak için ne yapmalıyız veya hırslı olmamak için ne yapmalıyız veya seks ya da yemek konusunda takıntılı olmamak için ne yapmalıyız?" diye sorduklarında, onun cevabı her zaman aynıydı: Farkında olun. Hayatınıza farkındalığı getirin.
1000Kitap
Farkındalık kişinin kendisini merkezlemesi, ruhsal ateşi elde etmesi için bir tekniktir. O, orada gizli; keşfedilebilir. Ve o bir kez keşfedildiğinde, sadece o zaman tapınağa girmek için yetkinleşiriz; önce değil, asla değil. Ama kendimizi sembollerle kandırabiliriz. Semboller daha derindeki gerçeklikleri göstermek için var ama biz onları kandırmacalar olarak kullanabiliriz. Tütsü yakarız, dışsal şeylere tapınırız ve bir şey yapmışız gibi huzur hissederiz.
1000Kitap