Emre Yılmaz Başka Şeyler

Emre Yılmaz Başka Şeyler
@Em_re
Neyi okuduğuna dikkat et. Tüm okudukların tek bir kitaptan çıktı. O kitap EVREN'den başkası olabilir mi? Makrodan mikroya...
Yolum, yoldayım, yoldaşım
Üniversite
İstanbul
İstanbul
184 okur puanı
Kasım 2018 tarihinde katıldı
Bazı yazılarımı bir teknik üzere yazıyorum. Yani tasarlayarak bir sistem içine sokarak. Mesela giriş kelimesinin seçimi başlık seçimi çarpıcı olmalı merak uyandırmalı. 2 cümle sonrası okuyucuyu sıkmamak adına şaşırtıcı bir cümle. Bilerek konudan uzaklaşıp afallatmak Mesela şimdi kar yağıyor diyorum. Bu güncel abi. Aç bak Eh tabi yaşadıgın şehre göre değişir. Diyorum ve bu sayede bir teknik daha kullanıp kendi kendime zıt cevap verip onu haklı ya da haksız buluyorum. Bunu yaparken konudan da bu mesaj nereye gidecek düşüncesinden de hissinden de ayırmamaya çalısıyorum. Tam böyle patır patir giderken diyorum; geldiği gibi yazdım kesin imla hatası yada kelime yutma olayı vardır bir bak anlamsız saçma bir şey olmasın diyorum. Neyse bu kısımlar o kadar önemli değil. Asıl mesele bu özenle hazırladığım tekniklere göre değerlendirmeler yapamıyorum. Niçin? Niye böyle oluyor? Her ileti aynı şekilde değerlendirilmemeli Bazen sert bazen yumuşak yazıyorum. Yine değerlendiremiyorum. Bazen sen sen diyerek karşı tarafı bazen biz diyerek hepimizi bazen ehh çoğu zaman ben diyerek kendimi anlatıyorum. Ama yine de gözlem yapamıyorum dostlarım. Beğeni sayısı, geri dönüş sayısı aynı. Bu durum, kimse okumadan beğeniyor demek mi yani? Evet bu hoş bir özgürlük veriyor aslında. İyi tarafından bakma dersleri! Aslında, uzun, okuması anlaması 5-10 dk sürecek iletilerin paylaştıgım saniye içinde beğenilmelerinden şüphelenmiştim ama yo yo en iyisi ben bu teknik konuya biraz daha çalışayım.
Edebiyat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Çoğu ilişkide şunu gözlemliyorum. İlişki başlıyor. Bir taraf tabi klasik daha çok seviyor. Eh tabi klasik daha çok eziliyor ve acı çekiyor. Durun son bir klasik terkedilen yine o oluyor. Tamam buraya kadar zaten bilindik. Benim gözlemim şurada oluştu: Bakın iki nokta koydum. Noktaları virgülleri üşene üşene koyuyorum dikkat ederek okuyun! Zaten pek hakim değilim fazla abartılı buluyorum. Tabi resmiyet gereken yerlerde gerekli. Neyse... Gözlemim: İlişki başladı ya hani? Bu durumda kişinin dünyası değişiyor. Çevresi küçülüyor değersizleşiyor. Sadece insan olarak değil. Aktivite olarak da bir çok şeyden uzaklaşıyor. Çünkü hayatında bir baş kahraman var. İNSAN var hayatında. Tüm duyguları tadabileceği yaşayabileceği bir varlık var. O baş kahraman gün geçtikçe çevreni daraltıp kendine açtığı alanı büyütüyor. Ve gün geliyor gitmesi gerektiği için gittiğini zannediyor. Bu durumda dünyalar ayrıldığı zaman hayatını ona adamış olan kişi boşluğun kucağına düşüyor. Bu boşluğu doldurabilmek için saldırgan halde bir şeyler yapmaya çalışıyor. Aktiviteler yemek arkadaş yani kısaca uyuşturucu ne varsa kullanıyor. Evet burada aktiviteleri yemeği vs. Uyuşturucu sınıfına soktum. Sonuç olarak uyuşmak için yapıyorsun. Mesela dedikodu yaparken kendinden geçiyorsun ya heh o uyutuyor o an seni. Sende o boşluğu fark edemiyorsun fakat o orada. Neyse kısa kesip bitirelim. Kısacası zamanla yeni şeyler açığa çıkıyor. İlkbahar gibi tekrar çiçek açıyor. Bu kez yeni biri hayatına girmek istiyor. Fakat bu sefer akıllanmış olduğunu düşündüğü için karşı tarafa açılmıyor. Ona vaktini ayırmak istemiyor. Kendisi için değerli olan şeyleri öne almak istiyor. Ve bunu sevgilisinden de bekliyor. Bu kadar fazla vıcık vıcık yakın olma diyor. Yeter ... bir rahat ver diyor. (Oraya bir küfür güzel giderdi de neyse)
Edebiyat
İçimizde bir dünya Dışımızda bir dünya. İkisi de farklı. Senin kendine ait olan dünyan, sadece sana has, sana özel, kimse bilemez, göremez. Sen gibi değerlendiremez o dünyayı. Sana özel, sadece senin için var olan bir dünya. Bir de dış dünya var alisi velisi ayşesi... Bu iki dünya farklı dedik. Ama acaba birbirlerinden ayrı mı? Farklı olan şeyler ayrıdır. Bir fark var ki ayrılar. Peki ya fark yoksa ve ayrı değillerse? Bedenini bir araç düşün. İçinde tat alıyorsun görüntü koku ses alıyorsun. Bunlar almanı sağlayan bir araç. Bu araç nereye bağlı yaşıyor? Dünyaya bağlı. Dünya ve içindekiler olmasa bedenin de olmaz. Bu durumda dünya ve içindekiler de senin bedenin. Peki dünya nereye bağlı? Güneş sistemine. Güneş sistemi olmasa dünya olmayacak. Dünya olmazsa bedenin olmayacak. Bedenin olmayınca da bu dünya dediğimiz şeyi algılayamayız. Var olamayız değil mi? Yani baktığın her yerde kendini görebilirsin. Ha bak ben de buradayım. Bunları dile getiren. Geziniyorum böyle. Atıyorum sözleri nehirlere rüzgar savurursa... ...
Edebiyat
Hepimiz yeri geldi gösterdik. Hepimiz yeri geldi gizledik.
Edebiyat