Emre Yılmaz Başka Şeyler

Emre Yılmaz Başka Şeyler
@Em_re
Neyi okuduğuna dikkat et. Tüm okudukların tek bir kitaptan çıktı. O kitap EVREN'den başkası olabilir mi? Makrodan mikroya...
Yolum, yoldayım, yoldaşım
Üniversite
İstanbul
İstanbul
184 okur puanı
Kasım 2018 tarihinde katıldı
Fizik kanununa göre; bir cismi kuvvetle çeken bir şeyden uzaklaştırmaya çalışırsan, etrafında dönmeye başlar.
1000Kitap
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Eugen Herrigel bir Zen ustasının yanında öğrenciydi. Üç yıldır okçuluk öğreniyordu. Usta her zaman "İyi. Ne yapıyorsan hepsi iyi ama yeterli değil" diyordu. Herrigel'in kendisi de usta bir okçu oldu. Nişan alması yüzde yüz mükemmel hale geldi ama ustası hâlâ "Çok iyi gidiyorsun ama yeterli değil" diyordu. "Yüzde yüz mükemmel hedefi bulmayla!" dedi Herrigel, "Artık ne bekliyorsunuz? Nasıl daha ileri gidebilirim? Yüzde yüz doğruluk varken daha fazlasını nasıl bekleyebilirsiniz?" Zen ustasının şöyle dediği söylenir: "Ben senin nişanınla ya da okçuluğunla ilgilenmiyorum. Ben seninle ilgiliyim. Sen mükemmel bir teknisyen oldun. Ama okun yayı terk ettiğinde sen kendinin farkında değilsin, o yüzden nafile! Ben okun hedefe ulaşmasıyla ilgilenmiyorum. Ben seninle ilgileniyorum! Yaydaki ok gerildiğinde, içerde senin bilincinin de gerilmesi lazım. Hedefi kaçırsan dahi hiç fark etmez ama ruhsal hedef kaçırılmamalıdır ve sen bunu kaçırıyorsun. Mükemmel bir teknisyen oldun ama bir taklitçisin."
Araba sürüyorsun ve giderek daha hızlı ve daha hızlı gidiyorsun ve sonra hız tehlikeli olmaya başlıyor. O zaman düşünemezsin; düşünceler durur. O zaman rüya göremezsin. O zaman hayal kuramazsın. O zaman şimdiki an katılaşır. Her an ölümün mümkün olduğu bu tehlike anlarında içindeki bir merkezin ansızın farkına varırsın. Tehlike sadece tehlike anında bazen merkezinde hissettiğin için caziptir. Nietzche bir yerlerde savaşlar sürmelidir çünkü yalnızca savaşta bazen bir öz —bir merkez— hissedilir diyor. Çünkü savaş tehlikedir. Ve ölüm bir gerçek halini aldı mı, yaşam yoğunlaşır. Ölüm hemen yanı başındayken, yaşam yoğunlaşır ve sen merkezlenirsin. Kendinin farkında olduğun her an merkezlenme vardır. Ancak eğer bu koşullara bağlıysa, o zaman koşullar kalktığında yok olacaktır.
Birisi seni öldürmek üzereyken, o anda düşünemezsin; o anda bilinçsiz olamazsın. Tüm enerjin merkezlenir ve o an katılaşır. Geçmişe gidemezsin, geleceğe gidemezsin; her şey tam o ana dönüşür. Ve artık sen sadece katilin farkında değil, kendinin, öldürülenin de farkına varırsın. Bu belli belirsiz anda kendinde bir merkez olduğunu hissetmeye başlarsın. Bu nedenle tehlikeli oyunların cazibesi vardır.
1000Kitap
Hakikati arayan birisi olan Maulungputra Buda'ya geldi. Buda ona sordu: "Ne arıyorsun?" Maulungputra: "Kendimi arıyorum. Bana yardım et!" Buda ondan ne yapmasını önerirse önersin yapacağına ilişkin söz vermesini istedi. Maulungputra ağlamaya başladı ve dedi ki: "Nasıl söz verebilirim? Ben olmadım; henüz olmadım, nasıl söz verebilirim? Yarın ne olacağımı bilmiyorum; söz verecek bir öze sahip değilim, o yüzden imkânsız olanı isteme. Deneyeceğim. En fazla bu kadarını söyleyebilirim; deneyeceğim. Ama her ne söylersen yapacağım diyemem çünkü kim yapacak onu? Ben söz verecek ve sözü yerine getirecek olanı arıyorum. Henüz o değilim." Buda: "Maulungputra bunu duyabilmek için sana bu soruyu sordum. Söz vermiş olsaydın, seni geri çevirirdim. 'Ne dersen yapacağıma söz veriyorum' demiş olsaydın, senin gerçek bir kendini arayan olmadığını anlamış olacaktım çünkü bir arayanın henüz olmadığını bilmesi gerekir. Yoksa aramanın maksadı nedir ki? Eğer zaten olduysan ihtiyaç yok. Olmadın! Ve bir kimse bunu hissedebilirse o zaman ego buharlaşır."
1000Kitap