"Ama onlar yapmadılar bunu. Yapmak isteyenlere de engel oldular. Onlar için önemli olan insan, insanlara karşı görevleri değil, her şeyin üstünde gördükleri görevleridir çünkü. Asıl neden budur işte. Bir saat için bile olsa, özel bir durumda da olsa insan sevgisinden daha önemli bir duygunun bulunmadığı kabul edilebilirse kişi kendini suçlu saymadan bir kötülük edemez insanlara."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Amerika'da kölelik olduğu zamanlar şöyle demişti Toro: "Köleliğin yasalarda öngörüldüğü, savunulduğu bir ülkede dürüst insanlara en yakışan yer cezaevidir."
"Perişan bir durumda, iliklerine kadar ıslanmış, üstü başı çamur içinde eve dönmüştü. Onu şimdiki durumuna getiren ruhsal değişiklik de o gün başlamıştı işte. İyiliğe, o korkunç geceden sonra inanmamaya başlamıştı."
Bu korkunç değişim, onda sırf kendine olan inancını yitirip, başkalarına inanmaya başladığı için olmuştu. Kendine inanmayı bırakıp başkalarına inanmaya başlamasının nedeni, kişinin kendine inanarak yaşamasının son derece güç olmasıydı: Kendine inanarak yaşayabilmesi için kişinin bütün sorunları, küçük hazlar peşindeki yaşayan ben'in istediği gibi değil, hatta çoğunlukla onun istediğinin tam tersine çözümlemesi gerekir. Öte yandan başkalarına inanırsa çözümleyeceği hiçbir şey yoktur. Her şey çözümlenmiştir, hem de yaşayan ben'in istediği gibi. Dahası var, kendine inanarak yaşarken çevresindeki insanların eleştirileriyle karşı karşıya kalıyordu hep. Oysa başkalarına inanmaya başlayalı beri herkes övüyordu onu.