Acı çekmek ne demekmiş asıl şimdi anlıyorum. Acı çekmek bayılana dek yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılara boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey.
Gözlerindeki o ilahi ışık yok mu, imana getiriyor beni...
Bir ışıltı görüyorum yıldızlar arasında.
Yeminler ediyorum yoktur fezada bile böylesi
Seninkinden cilveli gözler...