Kitabın başlangıç cümlesi okuyucuda ilgi uyandırma, sorgulama duygularına yönelik hazırlanmıştır. “ Güneş neden hep sabahları doğuyor?” Bu giriş cümlesi okuyucuyu sorgulamaya yönlendirmekle kalmayıp hayal dünyalarını genişletecek farklı düşünme yollarına da sevk ediyor. Bu şekilde aslında yaşamdaki sıradanlığa bir eleştiri getiriliyor. “ Neden hep aynı? ” cümlesi ile de bu eleştiri açıkça dile getirilmiştir. Yapılan şeylerin neden hep birbirinin aynısı olduğu, daha genel bakacak olursak her günün neden bir öncekinin aynısı olduğu sorgulanmış ve aslında bu rutin düzeni değiştirmenin çok kolay olduğu ifade edilmiştir.
Kitapta hayal gücünün sınırlarını zorlamak ve hayal gücünün insan yaşamındaki olumlu etkisini yansıtmak üzerinde durulmuştur. Çocukların birçoğunun fazlaca korktuğu karanlık aslında bir şans olarak nitelendirilmiştir. Aydınlıkta her şey açıkça görülebiliyor. Her şey aynı yerinde ve eski düzen devam ediyor. Fakat karanlık, insana hayal gücünü kullanabilmesi için büyük bir şans tanıyor. Karanlıkta istediğin şeyi hayal edip o şekilde görebilirsin. Odanın rengini mi değiştirmek istiyorsun. Çok basit. Karanlıkta bütün renkler emrine amade. “ Karanlık boşluk demek. Ve boşluğu doldurmak çok kolay.” Kitapta yer alan bu kısım çocukların hayal güçlerini canlandırmak, onlara karanlıktan korkmamayı öğretmek için büyük önem taşımaktadır. Hayal gücü ve karanlık fobisinin yanı sıra okuyuculara kazandıracağı bir başka artı ise onlara yetinmeyi öğretmesidir. “ Geceyi bekle ve istediğin eve hiç para vermeden sahip ol.” İfadesi bunun en büyük kanıtıdır. Özellikle çocuk yaşlarda görülen sürekli bir şeylere sahip olma ve eldeki ile yetinmeme durumu kitabın bu kısmı ile aşılabilir. Yeni bir oyuncak mı istiyorsun? O halde karanlığı beklemeli ve onunla oynadığını düşlemelisin.