“Özellikle Türk kafilelerine büyük önem verilirdi çünkü yeni Selahattin Eyyübi’nin Türklerin arasından çıkacağına inanırlardı. Sebebi de Türklerin Sultan Abdülhamit’in torunları olmasıydı. Kudüs’ün muhafızlığını ömür boyu yapan ve “Ben Filistin’den bir karış dahi toprak satmam! Zira bu vatan bana ait değil, milletime aittim. Milletim ise oraları kanlarını dökerek kazanmış ve mahsuldar kılmıştır. Şehit kanları ile alınan vatan parçası, para ile satılmaz!” diyen Sultan Abdülhamit’in torunlarının bir gün uykudan uyanacaklarına ve Kudüs’ü, Mescid-i Aksa’yı bu esaretten kurtaracaklarına yürekten inanırlardı.”