Herkes sevilmek, sevildiğini hissetmek ister. Fromm kitabında asıl önemli olanın sevmek olduğunu ve sevmenin insan gücünü somutlayan bir eylem olduğunu vurgular. Sevgiyi ise sevdiğimiz şeyin büyümesi ve yaşaması için gösterdiğimiz etken ilgi olarak tanımlar ve bunu en saf hali ile annede görebileceğimizin üzerinde durur. Anne tarafından sevilme işlemi edilgendir çünkü anne sevgisi koşulsuzdur. Baba sevgisi ise koşullu sevgidir. Kural: "Seni seviyorum çünkü umutlarımı gerçekleştiriyorsun; çünkü görevini yapıyorsun, çünkü beni seviyorsun." Çocuk sevgisi ise "Seviyorum çünkü seviliyorum" ilkesine dayanır. Çocukken yeterli düzeyde sevilmeyen, sevme yetisi gelişmeyen kişiler büyüdüklerinde olgunlaşmamış sevme biçimine sahip olurlar " Seni seviyorum çünkü sana ihtiyacım var" bu kişilerin ana düşüncesini oluşturur.
Kitapta kendini sevmeye de değinmiş Fromm, bireyin kendi yaşamını, mutluluğunu, gelişimini ve özgürlüğünü doğrudan kendini sevebilme yetisine bağlar. Kendini sevmek bir bencillik değil, başkalarını sevebilmenin ön koşuludur.
Eğer kendinizi severseniz, başkalarını da kendiniz kadar seversiniz. Bir başkasını kendinizi sevdiğinizden daha az seviyorsanız, kendinizi sevmekte gerçek bir başarı sağlayamazsınız. Meister Eckhart
"Kişi uğrunda emek harcadığı şeyleri sever ve kişi sevdiği şeyler için emek harcar." diyor Fromm ve sevmenin tesadüfi gerçekleşmediğini emek, zaman ve çaba istediğini savunuyor.
Kapitalizm ile beraber sevmek bir yetenek olmaktan çıkıp, piyasa değerine göre bir takas işlemine dönüşmüştür.
Kitabın sonunda Fromm, sevginin müzik ya da resim gibi bir sanat olduğunu vurgular ve sevginin bir sanat olarak disiplin, konsantrasyon, sabır ve narsisizmden arınma gerektirdiğini belirtir.
Sonuç olarak sevgi, sadece belirli bir nesneye ya da kişiye bağlı bir duygu
Sevme SanatıErich Fromm · Say Yayınları · 20207,7bin okunma
Sevgiden söz etmek "boş öğütler vermek" değildir, çünkü sevgiden söz etmek en basitinden en temel ve gerçek gereksinimden söz etmek demektir. Bu gereksinimin karanlıkta kalmış olması, onun var olmadığını göstermez. Sevginin doğasını ayrıştırmak, onun günümüzdeki eksikliğini görmeyi ve bu eksikliğin toplumsal nedenlerini araştırmayı gerektirir