Emine

Puan vermedi·192 syf.··
2026 5. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Mart 2026 14:01
Arminuta yani geri verilen kız. Kitabımızın ana karakteri Arminuta 6 aylık bir bebekken öz ailesi tarafından çocukları olmayan uzaktan bir akrabalarına veriliyor ve 13 yaşına kadar o ailede büyüyor. Fakat bir gün ailesi bildiği bu insanlar tarafından aniden öz ailesine geri veriliyor. Alınan bir kitap gibi iade ediliyor dersek yeridir. Hiçbir sebep belirtmeden, açıklama yapmadan sadece götürüp bırakılıyor ve kitabımız buradan sonra başlıyor. Buradan sonrası spoiler barındırmaktadır. Kitap ana konusu itibariyle gayet güzel ve ilgi çekici, arka kapağını okuyan veya burada yazılanları okuyan her yeni okuyucu hevesle alıp okumak ister. Fakat okuyunca aynı heyecan sürer mi, bende sürmedi. Yazar bu konuyu çok güzel duygularla, anlatımla işleyebilirdi fakat o kadar yüzeysel kalmış, duygudan o kadar yoksundu ki. Arminuta öz ailesine bırakıldıktan sonra konu o kadar hızlı ilerledi ki, bu kızın duygular neden birkaç cümle ile geçiştirilmiş diye düşündüm. Bazı okurlar duygu yoğunluğundan bahsetmişler ama bu noktada biraz eleştirel yaklaşacağım, bu kitapta duygunun güzel işlendiğini düşünen kişilerin gerçekten güzel duygu işleyen kitap okumadığını düşünüyorum. Aile tarafından terk edilmek travmatik bir olaydır, karakter biraz isyan edebilir, depresyona girebilir, agresifleşebilir bir çok duygu işlenebilirdi. Evet yazılmış biraz ama benim gözümde yeterli değildi. Ve bir diğer problem de ensest ilişki. Kitabın o kısımlarında sürekli 'ne gerek vardı bu sahnelere' derken buldum kendimi. Gerçekten ne gerek vardı? Yazar bir de ilişki ekleyeyim demek istemiş ama kitaptan soğutan bir detay olarak kaldı bende. Evet hayatta bunlar da var ama bu kitap konusu itibariyle yeterince çekiciydi buna gerçekten gerek yoktu. Daha fazla uzatmadan sonuna gelecek olursam birçok soru işareti kaldı
Geri Verilen KızDonatella Di Pietrantonio · Domingo Yayınevi · 20254,079 okunma
Reklam
Puan vermedi·272 syf.··
2024 11. kitabı
·
655 günde okudu
·
Okunma: 19 Kasım 2024 15:18
(spoiler barındırmakta) Bihruz Bey ve onun büyük aşkı. Geçmiş dönem romanlarında karşımıza sık sık çıkan ilk görüşte aşkın ateşine düşmek ve sonrasında dermansız kalmak durumunu Recaizade Mahmut Ekrem de kitabında işlemiş. Eski İstanbul'un tasvirleri, güzel konaklar ve günümüzden farklı yaşam tarzları sizi kitabın içinde tutan detaylar. 655 günde okumuş olmam kitabın deprem sürecine gelmiş olması ve gözümde o günleri hatırlatması sebebiyle ertelememden dolayıydı. İki-üç gününüzü vererek hızla okuyabileceğiniz bir kitaba bunu yaşatmış olmaktan ötürü üzgünüm. Kitap genel hatlarıyla zengin bir paşa oğlunun eğlenme, gezme ve arka kapağında da yazdığı üzere arabasıyla cakasını sattığı yaşamında bir kadına aşık olmasıyla alt üst oluşunu anlatmakta. Aşık olmaktan değil yalancı arkadaşının bu aşka dair büyük yalanının onda yarattığı kederden dolayı bir alt üst oluş. E tabi buna ölçüsüz harcamalar, kapıda bekleyen borçlar ve lüksünden ödün vermeyen karakterimizin hali de eklenince kötüye giden bir yaşayış göze çarpıyor. Bihruz bey günümüz halkının konuşurken araya İngilizce kelimeler katıp tepki toplamasına benzer kendisi de sıkça konuşmalarında Fransızca kelimeler kullanmakta ve hatta annesinden tepki almakta. Demek ki araya yabancı dillerden kelimeler katmak günümüz gençlerinin sorunu değil geçmişte de yaşanan problemlerden birisiymiş diye düşündürtüyor. Bunun yanında arabası ile cakasını atmak da geçmişe özgü değil hâlâ var olan bir durum. Değişen tek şey arabaların niteliği. Ve büyük sandığımız aşkın 5 dakikada yok olabileceğini, kafamızda tasarladığımız kişinin beklediğimizden başka birisi oluşu da koca dediğimiz aşkın nasıl bir anda tozla duman olabileceğini görmüş bulunduk. Şiddetle tavsiye etmem belki ama farklı dönem romanları okumayı ayrıca uzun betimlemeleri
Araba SevdasıRecaizade Mahmut Ekrem · İthaki Yayınları · 202130,9bin okunma