Emir Meletli

Emir Meletli
@EmirMeletli
Spoiler. Tutunamayanlar.
10/10
·724 syf.··
2025 69. kitabı
Bu mükemmel şeye, ciltler dolusu görüşlerimi yazsam da muhtemelen eksik, hatalı ve yetersiz olacak. Bat dünya bat. Madem inceleme gibi bahtsız bir cesarete düştüm, yanlışımı belgeleyeyim: En sevdiğim kitap "Tehlikeli Oyunlar"dır. Okumam boyunca en sevdiğim kitabın değişmemesi için nasıl çileler çektiğimi anlatamam. Muhtemelen -benim için- arasında tırnak kadar fark olsa da "Tutunamayanlar" daha iyi. Bunu şu an -henüz kitabı bitirmedim- yazıyorum çünkü sadece Tutunamayanlar'ı bitirmeden cesaret edebileceğim bir şey bunu yazmak. Ve içimdeki bu dirence karşı koymamam gerektiğini düşünerek hâlâ en sevdiğim kitabın "Tehlikeli Oyunlar" olduğunu belirterek, bütün yüce kurulları hristiyanlıktaki "teslis" inancının benzerini -üç eşittir bir- hayal dünyama ve yazın camiasına getirmekte geç kaldıkları için kınıyor, onlara son harfi eksik bir "Si" ile "nota" gönderiyorum. Birazdan yapacağım eksik ve çılgın akademik terimlerden noksan inceleme için de gelecekteki kendime bir "nota" gönderiyorum. Başlıyorum: Oğuz Atay’ın Tutunamayanlar’ı, Selim Işık’ın intiharını merkeze alan ancak onu bir “trajedi” olarak okumaya izin vermeyen devasa bir metindir. Roman, bu intiharı yalnızca gerekçelendirmek yerine, onu anlaşılır kılan varoluşsal ve toplumsal zemini inşa eder. Selim’in eylemi, bir sonuç değil, “tutunamama”nın en radikal ifadesidir. Atay, bizi bu sonuca sadece razı etmeye çalışmaz; bizi o sonucu doğuran dünyanın ve zihnin katmanlarında dolaştırarak, okuru bir anlama ve kavrama ortaklığına zorlar. Atay, Selim’in intiharına salt razı etmeye çalışmaz; onu o denli doğal, içeriden ve kaçınılmaz kılar ki, artık “haklılık” sorgusu anlamsızlaşır. Roman, bu eylemi anlaşılır kılmak için örülmüş devasa bir psikolojik ve sosyolojik alt yapıdır. Selim ölmez; o, zaten baştan ölü doğmuş bir
TutunamayanlarOğuz Atay · İletişim Yayınları · 202474,8bin okunma
Reklam
SPOİLER. KİTABI OKUMADAN ÖNCE İNCELEMEYİ OKUMAYINIZ.
6/10
·115 syf.··
2024 56. kitabı
Kitabın Türkiye'de beğenilme sebeplerinin anlaşılabilmesi güç değil. Ancak çok da hak ettiği yerde mi? Kendimce hayır. Kitabı abartılmış olarak yorumluyorum ve 6.5 puan veriyorum. (6ya daha yakın bir 6.5) Sebeplerine geçelim. Yazar; Vladimir Putin, Muammer Kaddafi ve Beşşar Esad gibi "diktatörlerin" BİLE isimlerini verirken Donald Trump'ın adını neden hiç kullanmıyor? Bu bir tercih mi? Diktatörlerin BİLE -kendince- ismini kullanırken neden Trump'ın veya diğer Amerika başkanlarının adını geçirmiyor da yalnızca "Amerika başkanı" olarak ifade ediyor? Bir liderin adını sürekli vurgulamak, Snyder’ın eleştirdiği “lider kültü” ve popülizm söylemlerini güçlendirebilir. Bu nedenle Trump'ın adını çok fazla geçirmemesini anlamlandırabilirim ancak hiç geçirmemesini anlamlandıramam. Trump'ın adını geçirmeyerek, kitabın partizan bir metin gibi algılanmasını engellemeye çalışmış olabilir. Ancak bu durum da okuyucuyu biraz salak yerine koymak değil mi? Tabii ki kitabın amacı bu değil ancak çoğu yerde bana tamamen Amerikan halkına ithafen yazılmış bir esermiş gibi geldi. 19. bölüm direkt: "Amerika'nın gelecek kuşaklar için ne anlam ifade edeceğine dair iyi bir örnek oluşturun." dersiyle başlar. Bir Türk olarak bunu kendime uyarlayabilirim ancak yazar bunu belli ki Amerikalılar için yazmış ve biz de faydalanıyoruz. Bu durumda bana daha çok; Hitler ve Stalin'i anlatarak, Vladimir Putin, Beşşar Esad ve Muammer Kaddafi gibi diktatörlerden bahsederek Trump'ın -Amerika başkanı- tutumlarını eleştiren bir eser imajı verdi. Birnevi sanırım sobaya yaklaşıyorsun, elin yanabilir mesajıydı. Yazar kendi görüşlerini ifade etmemeye çabalasa da dediğim gibi "Ahali, Ameriganın başına gelmez diyivermeen bakın Almanlar da öyle deyiveriyorduuu!" diyen bir eserdi. "İnsanlığın başına gelmez demeyiniz
Tiranlık ÜzerineTimothy Snyder · Olvido Kitap · 2020814 okunma