Gökyüzünde yıldızlardır kelimelerim;
bir tanesini tutabilsem,
neler anlatacağım...
Alabora olmuş hayallerimi,
kaybedilmiş umutlarımı,
içimde sessizce çürüyen yarınları.
Ah gençliğim...
heba ettim seni dünyaya.
Bir ömür boyunca
“mutluluk” denilen o hayalin peşinden koştum.
Her adımda aksadı ayağım,
her umut biraz daha kanattı içimi.
Karanlıklar çöktü üstüme;
sonra o karanlıkla yaşamayı öğrendim.
Geceyi omuzlarımda taşıdım,
yalnızlığımı içimde büyüttüm.
Ne zaman ki umut uzansa göğe,
ellerim yetişemedi.
Ne zaman “yaşamak” desem,
kuyudaki ben geldi aklıma.
Şimdi, yorgun bir derviş gibi,
Allah’a teslim ediyorum benliğimi.
Kırılmış hayallerin arasında
kendime bir melek arıyorum
kuyudan çıkmak için.
Ah gençliğim...
değmezmişsin bu dünyaya...