Yağan yağmurun bereketi,
Toprağın ıslak kokusu,
Ateşin sönmek bilmez korları,
Havanın ciğerleri parçalayan o sinsi esişi…
Artık hepsi bitti.
Hepsi bitti — duyun, ey acı çeken ruhlar!
Her şey bitti.
Artık o “son” dediğimiz yerdeyiz:
uçurumun kenarında.
Ellerimizde
çamurdan yapılma günah bohçalarıyla…
Ey ölüm, duy!
Bu acı çeken ruhları serpiştir
Ölümün o geniş tablosuna.