Atatürk’ün gerçekleştirmeye vakit ve imkân bulabildiği büyük devrimlerde birleşmek, elbette Cumhuriyet Halk Partililiğin temel şartıdır. Ama tek şartı değildir. Yalnız Atatürk devrimlerini benimsemek, yalnız Atatürk devrimlerinde birleşmek, Atatürk’ün devrimciliğinden ayrılmak olur.[*4] Bu, Atatürk’ü eğer yaşasa idi, başka hiçbir devrim, hiçbir hamle yapmayacak kadar tutucu sanmak olur.
Bu bakımdan, Cumhuriyet Halk Partisi’ndeki “ortanın solu” hareketi, bir Anayasa hareketidir. Anayasa’yı kâğıt üstünden kurtarma, toplum dokusuyla kaynaştırarak canlandırma, halka yararlı kılma ve siyasal alanda olduğu gibi sosyal ve ekonomik alanda da Anayasa’yı gerçekleştirme hareketidir.
Ders çalışacağı saatte veya çocuk için ders kadar gerekli oyun saatinde, omzunda boyundan büyük bir sandıkla ev ev dolaşan ayakkabı boyacısı çocuğun acısını; Anayasa herkes için ilk öğrenimi gerekli ve parasız kıldığı halde, yaşayabilmek ve evindekileri yaşatabilmek için o yaşta çalışmak zorunda kalan ve okula gidemeyen ve birçok yetişkinlerin bile taşıyamayacakları bir hayat yükünü ufacık omuzlarındaki küfede taşıyan; insan olarak erişebileceği düzeye ömrü boyunca erişememeye daha çocukluğunda mahkûm olan bir hamal çocuğun yoksunluklarını, o çocuktan daha çok duyabiliyorsanız ve onun bedenini yükten, kişiliğini zincirlerden kurtarma sorumluluğunu kendinizde görebiliyorsanız, ortanın solu tabiatında bir insansınız demektir.
Bir insanın düşüncesi baskılardan kurtulabilir ve kişiliği serbestçe gelişebilirse, eğilim ve yeteneğine göre eğitim görebilirse erişebileceği bir düzey vardır.
Herkesin o düzeye erişmesine imkân vermeyen bir devlet ve toplum düzeni insanlığa aykırıdır.
Bazı insanların o düzeye erişmelerine imkân verip bazılarını bundan alıkoyan bir devlet ve toplum düzeni ise hem insanlığa hem adalete aykırıdır.