Onun için 'İyiyiz efendim! .. .' Bitti ! Başka söz yok! Gerçekten de iyiyiz. Şimdi demokratçılık var. Öteygün demokratçılığın ne demek olduğunu anlattım hepini ze! Demokratçılık, boruculuk değildir. Demokratçılıkta herkes nerde, sen de orda!
"Sıkı mı? Korktular! Tüfeği elimde gördüler akşam! Zaten yüreksiz millettir bunlar! Çünkü yoksuldurlar. Çünkü çılbaktırlar.
Köylük yerinde bir adamın ötebilmesi için cebi şıngırdamalı. Ka ra Bayram, çiftlikten üç binlik aldı, işte yeni yeni palazlanıyor."
Haa bakın, orasını bil mem! Ben dör t tane dönemin değiştiğini gördüm. Bu beşincisi.
Biri gelir böyle, böyle der! Der oğlu der! Bugün de heykel diyor lar. Siz bugünkü denene bakın.
Şunun düşündüğü şeye bak! Bir de akıllıyım diye gezersin köy içinde he mi? Aklını köpekler yesin naha!. .. Ulan senin ne yine manzara be? Sen bir çarıklı köylüsün. Köylü herif götüne mi sokacak manzarayı? O senin dediğin şehirliye mahsus. Hani bir adam ev yaparken tutturur: 'İlle denizi görsün!' Görür denizi.
Başka biri gelip bunun önüne ev yaptıracak olursa, sesinin çıktı ğı kadar bağırır. 'Manzaramı kapatma! Manzaramı kapatma!' O hesap oluyor seninki de. Bizim köyümüz bir kuru köydür. Ne manzarası vardır, ne bir şeyi! Kapansa ne olur, kapanmasa ne olur?