İnsanoğlu bu Mutlak hakkında her zaman bir kurgu ortaya koymuştur, ancak getirilen hiçbir açıklama tam değildir.
Ne 'iyi' ne 'kötü' olan, hatta 'mevcudiyetinden bile bahsedilemeyen bu Mabut'u tanımlamak imkansızdır.
Basilides, başlangıçta Tanrının değil yalnızca Mabut'un var olduğunu ileri sürmüştür; bu, kesin bir ifadeyle Hiçbirşey'dir, çünkü o bizim anlayabileceğimiz hiç bir anlamda mevcut değildir.34
Ama bu Hiçlik kendini bilinir kılmayı arzulamıştı, çünkü Derinde ve Sessizlikte yalnız kalmaktan memnun değildi.
Onun anlaşılamaz derinliklerinde bir iç devrim yaşanmış, ve bu, eski pagan mitolojilerinde tarif edilenlere benzer bir dizi sudür, fışkırmayla sonuçlanmıştı.
Bunlardan ilki bildiğimiz, kendisine taptığımız 'Tanrı'y dı
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Gnostikler, Mabud diye adlandırdıkları bütünüyle kavranılması imkansız gerçekle işe başlamışlardır, çünkü o, 'Tanrı' dediğimiz daha düşük konumdaki varlığın da kaynağını oluşturmaktaydı. Sınırlı aklımızın algılama kapasitesinin tamamen dışında olduğu için, onun hakkında söyleyebileceğimiz hiçbir şey yoktur. Valentinus'un açıkladığı gibi, Mabud,
kusursuz ve ezelidir. .. görünmez ve tarifi imkansız yükseklikler de ikamet eder:
bu başlangıcın öncesi ve ata ve derinliktir.
O sınırlanamaz ve görünmez, ebedi ve ezelidir, Sakin ve sonsuza kadar Yalnızdır.
Ayrıca, Fazilet ve Sükunet olarak adlandırılan düşünce de onunla birliktedir.33
Komşunu kendin gibi seveceksin" hükmünün (mitzvab) "Tevrât’ın en büyük ilkesi ” olduğunu söylemiştir.99
Bir insana hakaret etmek, insanları kendi suretinde yaratmış olan Tanrıyı inkar etmek anlamına geliyordu. Bu, ateizmle eş bir tutumdu ve tanrıya küfretmek demekti. Bu yüzden cinayet en büyük suç ve günahtı.
” Kitâbı Mukaddes, her ne sebeple olursa olsun, insan kanı dökmenin tanrısal imgeyi küçültmek anlamına geldigini söyler ”100
Bir diğer insana yardım etmek, bir imitatiodei'dir; bu, Tanrının himmet ve merhametinin bu dünyadaki tezahürü demektir.
İsrail ile Tanrı arasındaki ilişki o derece güçlüydü ki, geçmişte ken dilerini kurtardığında İsrailliler kendisine şunu söylerlerdi: "[Bizi kurtarmakla] kendini kurtarmış oldun."89