Emrah dal

Emrah dal
@EmrahDal_1001
2 okur puanı
Temmuz 2024 tarihinde katıldı
Reklam
Gecenin ince tülü şehri sardığı vakit, sokak taşları hâlâ ay ışığının serin nefesini taşır. Hatıralarımın gölgeleri, geçmişten süzülen ince bir duman misali yüreğime dolanır; bir zamanlar gülüşlerimizin yankısıydı, şimdi sessizliğe karıştı. Küçük bir çeşmenin başında, bir yaprağın düşüşünde, ve rüzgârın eski ağaç dallarına dokunuşunda seni anarım. Adını anmak gerekmez; sadece bir hüzün, bir sızı sessizce içime süzülür. Zaman, bazen zalim, bazen merhametlidir. Bir bakış, bir tebessüm geçmişin külleri gibi kalır yürekte; dokunulmaz, ama unutulmaz. Her hatıra bir mektup gibi gelir bana: okunmadan açılmış, ama hâlâ sıcak. Gözlerimi kapatır, geçmişin gölgesinde dolaşırken hem gülümser hem titrer gönlüm. Biliyorum ki ruh, bir köşede eski defterleri saklar; arada bir açar, sessizce fısıldar: “Unutmadım seni.”
0lgacctuba isimli okura yanıt verildi
Emrah dal
Hatırlamak sızlatıyorsa, bu izinsiz bir geliş değildir; en dürüst anılar acıyla konuşur. Gür sesli sohbetler yerine içte büyüyen suskunluğu, söylenemeyenin yankısı olan sessiz hıçkırıkları seçtiler çünkü bazı susuşlar, en uzun konuşmadan daha çok şey anlatır.
“Gönül, eski zamanların unutulmuş ezgisidir; her notasında bir hasret saklıdır.”
Emrah dal
Gönül, yitip gitmiş kelimelerin arasında, kayıp bir şiirin son mısrasıdır.”
“Gönül, eski zamanların unutulmuş ezgisidir; her notasında bir hasret saklıdır.”
Emrah dal
Gönül, yitik kelimelerin arasında, eski bir masalın unutulmuş kahramanıdır.”