İyi bir yaşam sürmek isteyen kişi ne iyi talihe güvenmeli ne de kötü talihe boyun eğmelidir. Bunun yerine tüm saldırılara karşı tetikte olmalı, başka insanlara hiçbir şekilde bağımlı kalmadan kendisine dayanmalıdır.
Kavrayış ve iradenin akılcı ruhun iki üstün yetisi olduğunun kabul edilmesi halinde, bundan bilgelik ve Erdem’in (ki bunlar bu iki yetinin en iyi ıslahatlarıdır) ve aynı zamanda akılcı varlığımızın kusursuzluğu olmaları gerektiği sonucu çıkar ve bu nedenle de bunlar, mutlu bir yaşamın yadsınamaz dayanaklarıdır.
Bedenin yanısıra zihnin kendisinin de küstahlık,kendini beğenmişlik,gurur,boşboğazlık,tembellik ve her şeyi alaya alan kötü niyetli zeka gibi çeşitli sapkın hazları vardır oysa Erdem tüm bunları tartar ve düzeltir. Bu hem başkalarının hemde kendisinin bilgisidir kendisinden öğrenilmelidir,iradenin kendisi dahi öğretilebilir ki zihnin tüm alışkanlığı tam olarak iradenin geldiği yerden gelmedikçe irade doğru olmaz..
Anılarından korkması gereken kişi;birşeyleri hırsla arzulayan, kibriyle başkalarını küçük gören, haksız zaferler elde eden, haince hileler düzenleyen, zorbaca yağmalayan ve müsrifçe harcayan kişidir.