emrah kacmaz

emrah kacmaz
@Emrahkacmaz
Satır altı çizgileri
kesin inançlı bir kişi, nazi döneminde genç bir nazi militanının, “biz çok mutluyuz, özgürlükten kurtulduk,” cümlesinde belirttiği gibi, varoluşun anlamsız yüklerinden kurtulmuştur. böylece, birey tek başına “varoluşun dayanılmaz hafifliğinden”, karar almaktan, bireysel olumsuzlukların doğuracağı yetersizlikten kurtulur. bizzat katliam, kıyım eylemlerine başlamadan önce, katliamı hazırlayan bir sembolik yok etme, “ötekini” stigmatize ederek aşağılamak ve yıkma süreci başlatılır.
Sayfa 130 - dipnot
1000Kitap
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
objektif araçlardan yoksun cahil birey için gerçek deneyimlere ulaşması imkansızdır. üstelik modern hayat olgularının endüstriyel standartlaşması sterotip düşünceyi güçlendirir. hayat ne denli sterotip olursa, kalıplar içindeki özne, “stereopat” kendisinin haklı olduğunu ve şemasının doğruluğuna inanır. kitle iletişim araçlarının sunduğu sterotip model ve açıklamalar, bireyin “çok iyi bilgilendiğine” inanmasını sağlar. bu nedenle, siyaset içinde sterotip düşünce neredeyse kaçınılmazdır. kendi görüşleriymişcesine katı kalıpları benimser. bu tür özneler sitaset yerine siyasetçiler üzerinde odaklanırlar; bir siyasetçinin nitelikleri, o siyasetin temeli olarak ortaya atılır. ılımlı bir görüş sunarcasına “inanmıyorum” şeklinde formüle edilen bir görüş de, özünde sterotip, klişedir. bu tür klişe formüller ile çözüm üretilmeye çalışılır.
Sayfa 128 - dipnot
1000Kitap
kimilerinin sandığı gibi, insan yaş aldıkça değişip, farklılaşmıyor. temel kişilik olduğu gibi kalıyor. ama yaşanılanlar kimi zaman tercihlerin değişmesine neden olabiliyor. yaş aldıkça bencilleşen insan, önceliği huzura, acı çekmemeye, üzüntüden uzak durmaya verebiliyor. ya da, kim olursa, kaç yaşında olursa olsun, aynı on sekizindeki gibi dolu dizgin atılıyor hayata. -duygu asena psikeart sayı 1, sf. 12
Sayfa 12 - psikeart sayı 1 mayıs 2003, sf. 12
1000Kitap
1894’te Sasun’da ve 1895-96 kışında Ermeni vilayetlerinin genelinde gerçekleştirilen katliamların ardından, Van’ı savunan Ermeniler Haziran 1896’da saldırganları uzaklaştırmayı başarmışlardı. Fakat karşı karşıya oldukları zorluklara daha fazla dayanamayarak, aracılık edilmiş bir anlaşmaya razı oldular. Anlaşma uyarınca silahlı Ermenilere İran sınırına kadar güvenli geçiş sağlanacak ve sivil halkın güvenliğine dair verilecek teminatlarla beraber genel bir af çıkarılacaktı. Lakin verilen sözler yerine getirilmedi, Van ve Aykesdan’da çeşitli Ermeni mahalleleri yağmalanıp ateşe verilirken, sınıra doğru yola çıkan Ermeni direnişçilerin çoğu pusuya düşürülerek öldürüldü.
Sayfa 10 - Aras
1000Kitap