(Spoiler içerebilir)
Kitabın başlarını sesli ortamda okumak zorunda kaldığım için odaklanamadım ve anlamadım sonra ertesi günün sabahı yani bu sabah kitabın tekrar tekrar okumaya değecek kadar değerli olduğunu anladım. İlk önce kitabı dinler arası bir çatışmayı anlattığını zahnetmiştim. Anladığım kısmı ile kitap yaşlı bir İtalyan ressamın Meryem ananın tasvirini çizmek ister ama ressam eserini bir figürlerden alıntılayarak resmeder, tasvir için küçük temiz ve bakir bir kız çocuğunu bulur ve onu tasvir etmek ikna eder ve kucağında bir bebek ile tasvir etmek ister kız önceleri bu duruma hiç alışamaz, sonraları alışması ile bebeğe inanılmaz bir bağlılık duyar günler geçer ve portre biter ama bu sıradan bir portre değildir (bu satırları ilmik ilmik okumanızı tavsiyederim
çok güzel betimlemeler var) ve portre görücelere çıkacağı katolik kiliseye verilir. Kız çocuğu inanılmaz bir özlem duyar bebeğe ve bebek yurt dışındaki annesine verildiği için bebeğin portresi olan kiliseye gider... Buradan sonrası anlatılması sürpriz sonunu kaçırabilir. Kesinlikle okumalısınız.