O hayatını geldiği gibi yaşamıştı; sonra onu kendisine uydurmak zorunda kalınca öğrenmeye, tanımaya başlamış, tanıdım dediği yerde yine bilinmez bularak sonunda onun anlaşılmaz bir bilmece, bütünüyle çaresizliklerden oluşan acı verici bir bilmece olduğunu görünce dehşeti artmıştı.
Niçin böyle oluyordu? İnsanın hayatını temizliği, saflığı, mahsumluğu için feda edebileceği bir kadın bulmanın ne kadar güç olduğunu düşündükçe kalbi ağlayacak kadar derin bir acıyla sızlıyordur.
Kadın olmayınca bir erkek hayatının ne verimsiz, ne susuz, ne çorak bir siyah çöl olduğunu bilseniz... Bunu çoğu erkek bilir de sonra unuturlar... Bir kadının bir erkek hayatına yalnızca varlığıyla bile nasıl şiir ve tazelik verdiğini, ruhu bir tarafa bıraksak bile yalnız beden için de nasıl büyük bir koruyucu olduğunu bilseniz...