Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Puan vermedi·286 syf.··
2026 32. kitabı
·
36 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2026 11:16
Bir kadının bir erkeğin hayatını ne kadar etkileyebileceğini görmek istiyorsanız okuyabilirsiniz ya da bir aşkın bir insanı ne kadar aciz durumlara düşürebileceğini görmek istiyorsanız.
EylülMehmet Rauf · Kapra Yayıncılık · 049,9bin okunma
7/10
·286 syf.··
2025 53. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 23 Kasım 2025 15:52
Erkeklerin de kadınlar kadar aşık olabileceğine dair olan inancımı yerlebir eden bir kitap. Konusu az çok herkes tarafından biliniyordur bu yüzden ben biraz da kendime not kalsın diye düşüncelerimden bahsetmek istiyorum. Yazardan okuduğum ilk kitaptı kalemini beğendim fakat bana biraz uzatılmış gibi geldi daha kısa tutulabilirdi sanki, mesela otuz sayfa okuyorsunuz ancak olay hala aynı yerinde saymaya devam ediyor, bu biraz bunaltıyor insanı. Bunun dışında okuduğumuz olay cidden can sıkıcı, yazar olayın fazlaca güzellemisini yapmış gibi ancak karakterlere bakınca bir yandan yanlış bir yolda olduklarını da biliyorlar bu yüzden okurken biraz arada kaldım ancak hata yalnızca baş rollerde değil bence, Süreyya da bu durumda bir o kadar suçlu, sadece eşinle yaşadığın bir hayata sürekli olarak başka bir adamı dahil edemezsin hiç kimseye o derece güvenme lüksün olamaz, tabiki de bu karşı tarafa böyle bir hak sunar demiyorum ama hem kendin tamamen kenara çekilip hem de başka bir adama evde yer verilmez bence. Bununla beraber Necip'in de en küçük bir olayda suçu tamamen Suat'ın üstüne atması aşırı korkunç bir durumdu, sevgisinden o kadar büyük bir şey olarak bahsedip, kendi yaptığı hatanın aynısını kadının yapması karşılığında sevgisinin bitmesi... okuyucunun aşka olan inancını yok edebilecek türden bir iğrençlikti bence. Bu konu da kadınlara genelleme yapması ise insanda biraz sinir bozukluğu oluşturuyor, en azından bende öyle oldu. Kısacası bakış açısına göre çok farklı şekillerde yorumlanabilecek bir kitaptı.
1000Kitap
EylülMehmet Rauf · Kapra Yayıncılık · 049,9bin okunma
Yasak aşk.
Puan vermedi
İlk psikolojik roman Mehmet Rauf'un Eylül romanıdır. Türk toplumunun küçük bir kesimi ele almış yazar. Yalılarda, konaklarda yaşayan iyi eğitimli, müzikten anlayan, görgülü insanlar ele alınmış.Karakterlerin iç dünyaları iyi aktarılmış. Kitabın özetini anlatmıyacam. Sadece yasak aşkı ele almış kısaca. Başta sıkıcı gelebilir ama ilerledikçe okuyucuyu merek içinde bırakıyor.
Edebiyat
EylülMehmet Rauf · Kapra Yayıncılık · 049,9bin okunma
Spoiler !
Puan vermedi·286 syf.··
2023 1. kitabı
Hayatımda okuduğum en en en ennn sıkıcı kitaptı. Hayatım boyunca yarım bıraktığım tek kitaptı sanırım. Bi olay olsun da kitap beni sarsın diye 150 sayfa can çekişe çekişe okudum ama yok! bana mısın demedi. Sırf sonunu merak ettiğim için son sayfalara bi göz gezdirdim. Baş kahramanların ikisi de yangında ölüyo. Oh nasıl ferahladım öldüklerini görünce. Beni ölmekten beter ettiler mıymıntılar yaa !!
1000Kitap
EylülMehmet Rauf · Kapra Yayıncılık · 049,9bin okunma
8/10
·286 syf.··
2025 45. kitabı
Mehmet Rauf'un ilk okuduğum eserim "Genç Kız Kalbi" oldu "Eylül" adlı eseri ikinci kitabı. Eylül Türk Edebiyatının ilk psikolojik romanı olmakla birlikte Mehmed Rauf'un da ilk ve son başarılı eseridir. Romanın konusu her ne kadar yasak aşk olsa da karakterlerin toplumsal bağları sorgulayıp buna sahip çıkmak istedikleri iç dünyaları beni en çok etkileyen kısım oldu. Böyle olunca da yazar, yaşanan aşkın masumluğunu çoğu zaman bakışların ve gülüşlerin, yer yer de müziğin konuşmasıyla korumaya çalışmış. Sürekli değişkenlik gösteren iç dünyaları ve yansıtılan can sıkıntısı psikolojik bunalımı tetikleyen en büyük etmen. Kitabın konusu; Suat ve Süreyya evlilikleri çok mutlu gitse de Süreyya artık bağ evinde ailesiyle yaşamaktan ve sakinlikten sıkılır. Suat da Süreyya'nın daha mutlu olması için İstanbul'a taşınmayı kabul eder. Boğaz köylerinden birinden bir yalı alırlar. Süreyya'nın yakın arkadaşı, aynı zamanda da aile dostları olan Necip de bu taşınma ve İstanbul maceralarına ortaklık eder. Süreyya'nın zamanla kendine fazla vakit ayırması, iki tarafın da farklı zevklerinin oluşmaya başlaması Suatı zamanla karamsarlığa sürükler ve iyiden iyiye uzaklaştıklarını hisseder. Bu süreçte yanında hep Necip vardır. Piyano tutkusu için onu yüreklendirir, çalması için besteler getirir ve Süreyya'nın aksine o, hayranlıkla çaldıklarını dinler. Necip ise bir sürü kısa ilişkisi olmuş, kadınlığın aldatmak demek olduğunu savunurken Suat'ın bambaşka bir kadın olduğunu ve Süreyya'nın ne kadar şanslı olduğunu düşünür durur. Ben aşk üçgenini bilmem bu kitapta birtek Necip'in suadını sevdim. Aşkın psikolojik yansımaları okuyucuya sürükleyicilik veriyor. Mehmet Rauf'ta ilk edebiyat eleştirmenlerinden olduğundan yeride biraz başka ve kitap müfredatta zorunlu kitaplardandır. Okumakta ve adaptasyonda
EylülMehmet Rauf · Kapra Yayıncılık · 049,9bin okunma
Puan vermedi·286 syf.·
2026 21. kitabı
Hem de yaşamamış olarak, henüz yaşamak üzere zannedilirken... Her şey bitmişti, öyle mi?s.119 Kendi dünyasında yaşayan sorumsuz Süreyya, içe dönük, mutsuz olduğunu bile kendisine itiraf etmekten çekinen Suat, kadınlara güvenmeyen, önyargıları olan, melankolik Necip. Eylül romanı bu üç kişi etrafında dönen bir yasak aşk romanı. Kırsal kesimden sıkılan İstanbul'da yalıya taşınmak isteyen Süreyya, bunu eşi Suat'a söyler. Bu evli çift İstanbul'a taşınmaya karar verirler. Günlerini balık avlamak ve yalının keyfini çıkarmakla geçiren Süreyya'nın davranışları evliliğindeķi uçurumu gittikçe derinleştirir. Herkes kendi dünyasında mutsuz bir yaşam sürdürür ama bunu dile getirmez. Aile dostları Necip'in gelmesi ile hayatlarında bir dönüm noktası başlar. Bütün romanlar ya yolculuk ile başlar ya da şehre bir yabanci gelir cümlesinin vücut bulduğu kısımda romanda burasıdır. Suat, Necip'in bildiği hiçbir kadına benzemez. Bu yüzden Suat'a aşık olur ve bu aşk Necip'i derin bir melankoliye sürükler. Necip bu duygularla savrulurken, durumun farkında olan Suat ise ayrı bir ruhsal bunalıma girer. Mehmet Rauf Halit Ziya Uşaklıgil'den etkilenmiştir. Eser Aşk-ı Memnu'dan izler taşısa da o esere göre daha masum. Aşk-ı Memnu daha cüretkar. İki romanda da Batı etkisi var. Opera eserlerinin isimlerinin geçmesi Batı etkisini çok iyi özetliyor. Türk Edebiyatının ilk psikolojik romanı olan Eylül'ü dönemi içinde değerlendirirseniz seversiniz. İyi okumalar dilerim.
EylülMehmet Rauf · Kapra Yayıncılık · 049,9bin okunma
Eylül
9/10
·286 syf.··
2024 62. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 29 Aralık 2024 00:24
Bu kitap belki bir Dostoyevski eseri olsaydı dünyaca tanınabilen bir kitap olabilirdi diye düşündüm kitabı okurken. İnsanın iç dünyasını, duygularını ve çelişkilerini bu kadar iyi anlatmak oldukça zor bir durum çünkü. Kendi duygularımızı bile çoğu zaman tam olarak ifade edemezken kitabın iki temel karakteri Suat ve Necip’in duygusal gelgitlerini çok iyi cümlelere dönüştürmüş yazar. Suat evliliğinin ve hayatının güzel günlerinin geride kaldığını düşünüp, yaşamının bu aşamasını eylül ayına benzetir ve “her şey çürüyor” diyerek tanımlar yazar bunu. Necip ise tüm kadınların güvenilmez olduğunu düşünürken ideal kadın formuna soktuğu Suat’a bir çeşit kutsal sevgi besler. Duygularımız sanırım peşinden çelişkileri de getiriyor ki kitapta bunu fazlasıyla görüyorsunuz. Örneğin Necip’in kadınlara olan güvensizliğiyle birlikte, Suat’ın kocasını terk etmesini istemesi/beklemesi ya da yine Necip'in güvenden bahsederken, ona evini açan ve dostça davranan arkadaşının karısına aşık olması bunun en keskin bölümüydü. Okurken cümleler arasında, tartışılacak ve üstüne düşünülmesi gereken pek çok kısım var. Özellikle “Ah şu kadınlar! Ah şu erkekler!” türü ezbere şikayetlenmeden öte aslında herkesin birbirini anlamadan, kendi kafasında yarattığı olaylarla değerlendirdiğini görmek etkileyici bir durum. Bu kitabı entrikalı bir aşk hikayesi olarak okursanız beğenmeyebilirsiniz ama insanın duyguları, bağlılıkları ile birlikte toplumsal kurallara istese de istemese de hatta yok saysa bile nasıl bağlı olduğunu görerek okursanız etkileyici bir kitap olduğunu anlarsınız. Ayrıca kitabın adı ve içeriği o kadar güzel bir bütünlük taşıyor ki Mehmed Rauf’un yazarlığının da inceliğini burada bile görüyorsunuz. Yazarı bu kadar geç tanımış olmaksa benim açımdan insanda mahcubiyet yaratıyor. Eylül
Edebiyat
EylülMehmet Rauf · Kapra Yayıncılık · 049,9bin okunma
3/10
·286 syf.··
2021 7. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2021 11:23
Süslü püslü cümlelerle, aşırı yoran betimlemelerle basit bir aldatma ve ihanet romanı. On sayfada anlatılacak kadar basit bir kurguyu 300 sayfada anlatmış, bitirmek için kendimi epeyce yordum.
EylülMehmet Rauf · Kapra Yayıncılık · 049,9bin okunma
Eylül, overthinking tetikliyor bende
8/10
·286 syf.··
Beğendi
·
2024 83. kitabı
EYLÜL ( Mehmet Rauf) Kitaptan aldığım şeyleri birkaç başlıkta topladım. (kronolojiye göre) 1.Suat ve Süreyya’nın büyük bir istekle yalıda oturma isteği onlara şer olarak yansıyor ve sonucunda manevi ve ailevi yıkımlara neden oluyor. Bazen şu olsun, bu olsun derken hepsinin olupta bizi mutlu etmeyişini sorguladınız mı? 2.Suat pek büyük hayallerle kendini zora sokarak bir şekilde Süreya, mutlu olsun diye onun için yaptığı fedakar kadın halleri sonrasında Süreyya’nın gözüne bile gelmemesi. 3.Mahremiyetin önemi; çift yalıya taşındıktan sonra sürekli gezmelere etrafı keşfetmeye başladı Necip karakteri ise tam burada hayatı sorgulayıp yanlış adımları atmaya temel hazırladı Suat ve Süreyya’nın canları bir başına sıkılmasın diye Necip’i yalıda yatılı misafir etmeleri tüm mahremiyeti hiçe saymalarının ağır sonucunu Suat çekecekti. 4.Karakterlerin sürekli karşı tarafın zihnini okumaktan iletişime geçmemeleri beni delirtti ! Siyah gözler adlı romanda da bu Overthinking sendromu hareketler biz türk edebiyatında 2.dek gelmem oldu. 5. Necip İnsel bir erkek olduğunu düşünüyorum, en azından düşünceleri bu yönde. Bütün kadınların erkeklerle oynadığını, kalp kırıklıklarıyla acımasızca bıraktıklarını, hiç bir kadının tam melek gibi temiz olmadığı hep, aldatan, kandıran hatta kitapta bir tanımda da bulunmuş kendisi bkz( samson ve Delilah hikayesi ) Suat’ın ilgisini ve sevgisini kazdıktan sonra “hiç bir yüceliği melekliği kalmadı sen de mi ? o kadınlar gibisin Suat” demesi kadar paranoya bir hareket yok, her an tüm yaşananları Suat’a devredip kendini paklaması. 6. kitabın sonunda yazarımız kadını ortadan kaldırarak temiz bir son yazmış bu düğüm nasıl çözülecekti zaten.
1000Kitap
EylülMehmet Rauf · Kapra Yayıncılık · 049,9bin okunma
8/10
·286 syf.··
Beğendi
·
2024 73. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 22 Ağustos 2024 22:01
Ah dediğim 3 insan böyle bitmemeliydi. Severek ve hızlı bitti yormadı. Okunabilir hatta okunmalı bence . Necib ve suata hem üzüldüm hem kızdım neden .. Süreyya yazık sana .
EylülMehmet Rauf · Kapra Yayıncılık · 049,9bin okunma

Yazar Hakkında

Mehmet RaufYazar · 40 kitap
Mehmed Rauf Servetifünun romancılarından, 1875 yılında doğdu, 1931 yılında İstanbul'da öldü. Bahriye Mektebi'ni bitirdi (1893), deniz subayı oldu, staj için Girit'e (1894), Kiel kanalının açılış töreninde bulunmak üzere Almanya'ya (1895) gönderildi, dönüşte İstanbul'da Tarabya'da elçilik gemilerinin irtibat subaylığına atandı. 1908'den sonra bahriye'den ayrıldı, hayatını yazarlıkla kazanmaya başladı. Cumhuriyet devrinde kadın dergileri çıkardı, ticaretli uğraştı. On altı yaşındayken yazdığı Düşmüş adlı hikayesini İzmir'e, Halit Ziya'ya göndermiş, Halit Ziya da Hizmet gazetesinde basmıştı, daha sonra İstanbul'da Mektep dergisinde yazıları çıktı. Halit Ziya, Cenap Şehabettin, Hüseyin Cahit'le böylece önceden tanışan Mehmed Rauf, sanatının en başarılı eserini Eylül romanıyla verdi; psikolojik roman örneği olan Eylül'de olduğu gibi öteki eserlerinde de özellikle aşk maceralarını konu yaptı. Romanları: Eylül (1901), Genç Kız Kalbi (1925), Böğütlen (1926), Define (1927), Son Yıldız (1927), Kan Damlası (1928), Halâs (1929) Hikâye Kitapları: İhtizar (Cançekişme, 1909), Âşıknâme (1909), Son Emel (1913), Hanımlar Arasında (1914), Bir Aşkın Tarihi (1915), Üç Hikâye (1919), İlk Temas İlk Zevk (1923), Aşk Kadını (1923), Eski Aşk Geceeri (1924) Mensur Şiir: Siyah İnciler (1901, 1925) Oyunlar: Ferdi ve Şürekâsı (1909, filme de alındı: 1917), Cidal (Kavga, 1911), Sansar (1920), Ceriha (Yara, 1927)