• 576 syf.
    ·Beğendi·9/10
    Feodal Rusya'nın can düşmanı olarak gördüğünüz ben,egemen güçlerin benim söylediğim tek bir harfi bile karalamaya çalıştığı ancak düşünce ve yazılarımın dönemin gençliği için adeta bir yaşam kılavuzu olan ben,zindanlara atılan,ömür boyu sürgünde kürek cezalarına çarptırılan,hatta bir meydan da direğe bağlanarak halka teşhir edilen benim direncimi kıramadınız.Korkutamadınız.Yıldıramadınız.Attığınız o zindandan işte bu kitapla çıktım...

    Evet!Ben Çernişevski!Bu kitabı zindan da yazdım.bazılarınız beni ve kitabımı yüceltti,bazılarınız ise kötüledi,karaladı,yerin dibine soktu ama ne yaptıysanız da geriye kalan tek gerçek:Bu kitabın hem kadın,hem erkek devrimci,iyi,temiz,vicdanlı ve yeni insanları yaratmasıydı.

    Bir görevim vardı yoksulluk batağında çırpınan genç kızları kurtarmak.Beni o direğe bağladığınızda hepsini uyandırdınız.Yeni insanlara giden yola koskoca bir tabela diktiniz.Sömürüye baş kaldırmayı,isyan etmeyi gösterdiniz.HEPİNİZE GEÇMİŞ OLSUN!

    -------------------------------------------

    En sevdiğim aşk romanları:
    Anna Karanina - Tolstoy,Madam Bovary - Flaubert,İki Şehrin Hikayesi - Dickens,Pastoral Senfoni - Gide,Eylül - Mehmet Rauf...
    Aşkta kendini var etmeyi anlattıkları için.Aşk adına bir savaşı göze alanları anlattıkları için.Hem cesareti hem de çaresizliği dile getirdikleri için.Aşk adına yaşamak kadar ölmeyi de hatırlattıkları için...Aşk kendini keşfetme savaşıdır!
    Bu sözleri kullanmış Mario LEVI ancak bunu söylerken Çernişevski'nin bu kitabınıda okusaydı muhtemelen onun isminide kullanırdı...

    Rus Edebiyatçılarının ve Filozoflarının uçsuz bucaksız zenginliği bu yazar ve kitapta da kendisini gösteriyor burada bir parantez açıp içine (Dostoyevski) yi koyacağım ama neden olduğunu söylemeyeceğim ki merak edip okursunuz belki ;)

    Çernişevski'nin zekasına ve ustalığına hayran kalmamak mümkün değil.Zor bir kitap defalarca geri dönüş yapmam gerekti eğer o geri dönüşleri yapmasaydım gözden kaçırdığım şeyleri farketmem mümkün olmayacaktı,ilerleyen zamanlarda bu kitabı tekrar okuyacağım.Çeşitli platformlar da Çernişevski'nin edebiyatçı değil sosyalist bir düşünür,filozof olduğu dillendirilmiş ancak yine burada kendi fikrimi belirteyim adam cidden büyük edebiyatçı,sosyalist bir düşünür ve filozof.

    Kesinlikle okunmalı.Tavsiyedir..

    Kitabı okurken sizi yazdığı kahramanların ruhsal yapısını anlamaya,onların yerine düşünmeye empatiye zorluyor.Zamanın toplum yapısını o kadar güzel anlatıyor ki adeta bana benim adımı duymadığın için üzülmelisin dedi.
    ÖNEMLİ TAVSİYE:Öncelikle bu kitabı okuyacak arkadaşlara sesleneceğim Çernişevski'nin hayatını,yaşadıklarını,düşünce yapısını mutlaka araştırın,benim 3 saatlik bir araştırmam oldu ancak yine de yetersizdi.

    Bu kitap zor,buna inceleme yazmak daha da zor Çernişevski hakkında yeterli alt yapınız yoksa kitabı aşk hikayesi diye okur geçersiniz.Kısaca anlatmam gerekirse Çernişevski insanın ezilmişliğinden,toplumsal korkudan,egemen güçlerin baskısından,yokluktan,cehaletten kurtulmak için içinde bulunduğunuz toplumun birlikte ortak paydaları olarak dürüstçe yaşamak,çalışmanın önemini kavramak ve sevmenin değerini anlamaya çalışmanızı telkin ediyor.Ve bunu ustaca bu aşk hikayesinin içine gizliyor,aslında gizleme de değil açıkca yazmış adam BAŞKALDIR!Hangi yanlış için olursa olsun...

    Kadınların özgür,eşit bireyler olmasının önemine dikkatinizi çeken Çernişevski bu kitabında yarattığı Vera Pavlovna karakteri ve onun düşünceleri ile beni hayran bıraktı.Bir aşk hikayesi okudum ama sadece bir aşk hikayesi değil çok daha fazlası biraz önce bahsettiğim kavramların önemiyle birlikte yazılmış düşünmeye ve değerlendirmeye zorlayan bir eser.3 saatlik bir araştırmanın yetmediğinin farkındayım ben daha sonra Çernişevski'yi daha fazla tanıyıp bu kitabı tekrar okuyacağım,o zaman çok daha fazla şey alabileceğimden eminim.AYNI HATAYA DÜŞMEYİN! ;)

    Aslında Vera Pavlovna için bir parantez açıp bütün kadınlara Vera'yı okuması tavsiyesini vermek gerek.Vera Pavlovna'ya göre kadının mutluluğu, duygularını dile getirebilmesinde, aşkta eşit olmasında değildir. Erkekle toplumsal eşitliğini her bakımdan sağlamadıkça mutlu olamaz kadın. Eşitliğin olmadığı yerde gerçek aşk ve mutluluk da yoktur. Kadına saygının olmadığı yerde, aşkın sevinci de yoktur.İnanın gerçek aşk ve özveri nasıl olur,baskılara nasıl başkaldırılır ve yeni bir insan kendisini nasıl baştan yaratır sorularının cevaplarını Vera'da bulabilirsiniz.Özel bir kadın Vera...


    ALINTI:
    -------------------------
    Özgürlüğün olmadığı yerde mutluluk olmaz, ben de olmam.
    -------------------------
    Cahil kendinin düşmanıdır, başkasına nasıl dost olabilir?
    -------------------------
    Olgun ve gelişmiş bir insanın ruhunda kıskançlığa yer yoktur. Bu sahte bir duygudur
    -------------------------
    Ama insanoğlu böyledir işte, herkes için genelgeçer kuralların kendisi söz konusu oldu mu işlemeyeceğini sanır
    -------------------------
    Hiç kimse fedakarlık yapmaz; sahte bir anlayıştır bu, herkes kendisi için en iyisi neyse onu yapar.
    Keyifli Okumalı Bol Kitaplı Günler Dilerim Teşekkür Ederim
  • " Eylül'se, şiir bekleyebilir...
    Yazma, ağaçlara bak.
    Şiir gazel gibi dökülebilir. "
    Haydar Ergülen
    Sayfa 88 - Kırmızı Kedi Yayınevi
  • 280 syf.
    ·Beğendi·8/10
    Bu kitabın yorumuna başlamadan önce bir adamdan bahsetmek gerek,muhtemelen hemen hepinizin tanıdığı ama yine muhtemelen tanıdığınızın farkında bile olmadığınız bir adam Michael MOORE :D Adını yazarken bile bir gülme geliyor :)


    Vatandaşı olduğu ülke Amerika'da sert ve sivri çıkışları ile kendini ara sıra ülkemiz medyasında da gösteren,egemen güçlere ve yanlış olduğunu düşündüğü yasalara karşı provakatif,manipülatör,yazılarında çokça ironi kullanarak doğru bildiğini (ki doğru) halka empoze etmeye,onlarda farkındalık yaratmaya çalışan acaip matrak,acaip eğlenceli,acaip dürüst,acaip sivri dilli,acaip zeki,acaip... Ne!daha ne yazayım acaip manyak bir adam işte ;) Başka ne yazılır ki?


    Tamam tamam fazla durmayalım adamın üzerinde şımarmasın,hem maazallah USA bizi de takibe falan alır.


    Hadi yavaştan girelim kitaba:
    Ahahahaha kitap benden çok hoşlandı,kaç aydır rafdan seslenip duruyordu,hep duymazdan geliyordum,hiç gönül koymamış sarılıverdik birbirimize.Sabırlı ve terbiyeli kitapmış vesselam,ben olsam biraz trip atardım bana :D


    Başlayıverdi anlatmaya
    11 Eylül faciası ile ile başladık konuşmaya,tanıdıklarını,başlarına gelenleri ve zamanın ABD Başkanı Bush hakkında konuştuk biraz,vayy kitap kara mizahtan hoşlanıyor,o sebepden ısındık demek birbirimize :)


    Kitap MOORE'un zamanın ABD Başkanı George W.Bush'a sorduğu yedi (7) soruyu anlattı bana,Abilerim/Ablalarım adam bi sorular sormuş,valla ben diyim size bu sorular karşısında Bush ve ekibi kesinlikle Küçük Emrah tribine girmiştir,kime baba diyeceklerini şaşırmışlardır.Hani Komplo teorileri falan da değil bildiğin belgeli işlerin,ortaklıkların ''Neler oluyor?Bu b.. ları nasıl yedin anlat bakalım'' halleri.HÖNKK!!Güzel ülkem geldi aklıma,bizde de çok değerli bir medya var;) Boyu posu devrilesiceler,ocaklarına incir ağacı dikilesiceler,uyuz olupta kaşınmaya tırnak bulamayasıcalar.(beddua değil hee iyi niyet bunlar,beddua olsa ünlem (!) koyardım ;) )


    çok değerli yöneticilerimize şu sorulardan dört tanesini sormaya cesaret etseniz adınız tarihe kazınır.

    Neyse tamam sakinim :O Öyle doluymuş ki zavallı kitap,yavrucuğum daha önce söylesene bana bunları bunları anlatacağım,acaip kıyaslamalar yapıp,yaşadığın yeri de bulacaksın ,acaip zevk alacaksın,ilginç gelecek desen bana bekletirmiyim hiç seni :D KAHROLSUN KİTAPLARI BEKLETEN RAFLAR!! (Valla benim suçum yok,rafın suçu ;) )


    Bildiğin can ciğer samimi olduk kitapla,okuma değil de resmen dertleşme faslına geçtik.O bana anlatıyor aha ben aynı şu şekil :O ''Lan bu bizde de böyle!''diyorum.Nasıl yani abi dediğinde de;Bak şimdi gece uyumak için pc'yi kapatırsın,olmaz telefonla devam edersin yatak da,telide kapatırsın bi zaman sonra,aa aklına gelir abi yastık yorgan da net bağlantısı olsa manyak satar lan,parayı kırarız bundan,ne güzel fikir ürettim diye düşünürsün,ama sabaha unutursun o başka ;) bizim de milletin ve medya nın kafası bu şekil de çalışır deyince bi anlam veremedi sanırım.Neyse konuşmaya devam edelim biz kitapla ama önce kahve! ;) Bekleyin valla hemen gelicem.....
    GELDİM!Kahve,kitap,ben üçlüsü,koalisyonu kurduk devam edelim...


    Yöneticilerin oturdukları o koltuklardan söyledikleri yalanlara vuruyor şimdi de Örnek: Irak ve olmayan kitle imha silahları :O Amerikan Medyasında yine soran yok''Evlatlarınızı hiç de gerekli olmayan bir savaşa neden gönderdiniz?'' Bak yine geldiler bana,ben de şunu söyledim kitaba ''Bizim evlatlarımız Suriye'de hiç de gerekli olmayan bir savaşta iken Suriyeliler neden plajlarımızda mangal ve nargile keyfi yapıyor,ve biz de MALAK!gibi izliyoruz ses çıkarmadan biz de anlamış değiliz'' dedim.üzüldü tabi,du bakalım neler olacak,neler anlatacak daha devam...

    Abilerim/Ablalarım bu bölümde ki sorular ve suçlamalar (belgeli) kimseye yapılamaz!Kendisine sonsuz güveni olmayan hatta ölmekten korkan bir adamın yazabileceği şeyler değil. :O Öyle işler yapmışlar ki OrtaDoğu'da bu da aynı şu durum medyada : Çocuk ev de odasından çıkar annesine seslenir -Anne odam da kendi imkanlarımla atomu parçaladım. Anne-Oğlum yerlere saçmasaydın bari kendin süpürürsün bak ona göre. Çocuk-......... Medya her şeyi bildiği halde öbür tarafa bakar (e beyin yaz tatilinde ;) ) Yine geldik medyaya yaa,iki ülkenin medyasının bu kadar ortak noktası olması inanın müthiş!Gurur duyuyorum medyamızla ;) ve bir kaç paragraf üstte yazdığım güzel iyi niyet dileklerimi arttırıp tekrar gönderiyorum.


    PETROL!!!
    Geldik 2054'e kitap bu kez bana MOORE'un çokta uzak olmayan gelecek kuşaktaki torunu ile konuşmasını anlattı (Rüya görüyormuş adam)Konuşma evlere şenlik,deli gerçekçi,deli eğlenceli :D
    Bitiverse!Evet petrol bitiverse kalmasa Kaput,Finish,End,Finito,Bitti olsa,damla kalmadı kardeş çıkmıyor artık dense :D oovvvv curcunaya bak sen!Gel de duyarsız kal ;) Ne eğleniriz ama,kibrit bile üretilmez''Mangalı neyle tutuşturucaz lan!!''Ne biliyim ya benim aklıma ilk mangal geldi :O Duyarsızmıyım neyim...


    TERÖR!!!
    İşte bir ortak yazgı daha.Bu bölümde de MOORE'un fikirlerini anlattı kitap bana,ondan duymuş ;) bazı bazı fısıldıyordu rahat ol dedim,fısıldamana gerek yok,aynı bela bizde de var.O anlattı ben ilginç gerçekten dedim ve çabucak yazıp geçmeye çalıştım,bu sorunu ve bu konuyu sevmiyorum...İş dünyasının ve Emperyalist güçlerin yine doğal kaynaklar için geri kalmış ülkeler de gizli servisleri eliyle çevirdiği dolaplara değinmiş MOORE.(Bu adam farkındalık adına hakikaten ciddiye alınmalı)


    VERGİ İNDİRİMİ!!!
    MOORE hakikaten deli bir şekil de takmış Bush'a ama onun Bush olduğu için değil inanın,o koltukta kim oturursa otursun adı ne olursa olsun aynı tavırla devam edeceğine emin olun.Hiç üşenmemiş Vergi Kanununa eklenen vergi indirimlerinden kendisinin (halkın) ve Bush ve ekibinin (ekibi derken iş dünyasından büyük çoğunluğu) ne kadar yararlanacaklarını eline hesap makinesi alıp kuruş kuruş hesaplamış.SONUÇ???Ee tahmin edin bakalım,o kadar da ayrıntıya girmeyeyim (siz bu sıralar çok hazırcı oldunuz farkındamısınız ;) )

    Bu adamın kafası bir değişik çalışıyor abi dedi kitap.Görüyorum gerçekten de öyle ama adamın sütten ağzı yanmış soğumasını bekliyor,bizimkiler gibi yoğurtla ilişkilendirmiyor,ne alakaysa dedim.

    Çok uzun oldu bu yorum yaa,kimse okumaz abi bunu,kaptırdın gidiyorsun yine diyerek uyardı,hakikaten öyle olmuş :D Neyse kısa keselim.

    DUYARLILIK ve FARKINDALIK adına MOORE ve benzeri adamlar nerede olursa olsun bulunmalı,ne yazarsa yazsın okunmalı...
    Bu kitap tavsiyedir.Bu normal bir Topesto (tanıyan tanır ;) ) sesiyle ''Tavsiye Ediyorum'' değil ;) Tamamen Tuzsuz Deli Bekir'in attığı nara gibi bir tavsiyedir (Bekir nereden geldi şimdi aklıma :O )

    Okuyun kardeşim.Bana ne USA'dan demeyin,tamam adam USA'yı yazmış ama bildiğin bizim memleketi anlatmış.Abilerim/Ablalarım hani bazı insanlar vardır ya,doğuştan manyak derecede şanssız,her şeyi düşünen,her şeyi kafaya takan,her şeyi yanlış gören hani okyanusta balık olsa bir geminin altında kalacak cinsten insanlar aha bu MOORE onlardan.Ben adamı çok sevdim.Bizim memlekete de lazım böyle adamlar.Yeni evli arkadaşlara sesleniyorum ''Dört (4) çocuk yapacağınıza bir (1) tane MOORE gibisini yapın,emin olun dünya daha iyi bir yer olur.

    ÖNCE EĞİTİM!!!!


    (Kim Okur ki Bunu yaaa)

    Hepinize Bol Kitaplı Keyifli Okumalı Güzel Günler.Teşekkür Ederim
  • Siyahi sevmek radikal bir karar bence
    Misal masmavi gökyüzü dururken
    Duygular derler buralarda
    Rutin ve rutubetli biraz
    Mavi gökyüzünü sevmeyecek kadar
    Yaz aşkı gibi biraz
    Sahil kentlerinde yaşanamayanından
    Bitkin , yorgun ve kararsız
    Bu durgunluk iyi değil bilirim
    Ama elde avuçta
    O Müthiş dışlanılmışlık
    Yılgın ve sönük bir tekne gibi kenarda
    Sürekli tütün ve tütün
  • %41 (51/126)
    ·Puan vermedi·
    Yılın bu en güzel kış gününde bir an, bir saat ya da süresizlik gibi algıladığım bu belirsiz sürede "Yaşamın Ucuna Yolculuk"u okurken tüylerim ürperiyor. Tezer Özlü'nün doğduğu gün doğduğumu şaşarak öğreniyorum: 9 Eylül. Benliğimi onunla özdeşleştiremiyorum çünkü karamsarlığa kapılıp gitmek benim karakterime ve hayatın yönsüz ilerlemesine uygun değil. Bende yazarın bahsettiği sınırları olan ve o sınırları aşmak uğruna fedakarlık yapan birisiyim. Onun ölümünden 12 sene sonra dünyaya gelmiş olmak, diş ağrısı, İstanbul, Berlin... gibi birçok şey planlanmış gelecek içerisinde yer alıyor. Sanki bu kitap bana özel yazılmış ve okumam için tam zamanıymış gibi düşündürüyor. Kitap ne herkese tavsiye edebileceğim ne de insanlara bahsetmeden geçebileceğim bir eser. Bakış açıma olan reddedilemez davetine rağmen karamsarlığı onu benden uzaklaştırıyor. Kitabı biran önce bitirip notlarımı alıp unutmak isterken içerisinde bir ömür unutamayacağım altı çizili satırlarla raftaki yerini alıyor. Uzun bir seyahat öncesi okumuş olduğum için kendimi garip hissediyorum. Sanki seyahat boyunca Tezer ÖZLÜ hayaliyle gezeceğim, onun bastığı asfalta basıp altındaki toprağı düşüneceğim. 77. sayfaya kadar geldim, devamında kurgu olarak bir beklentim yok. Beni bekleyen altı çizilecek cümleler hatrına biraz daha devam edeceğim.Şu genç yaşımda ancak içimdeki Polyana'ya ihanet etmeden Tezer ile hayatıma devam edebilirim. Teşekkürler gamlı prenses.
  • Ah bu insanlar niçin böyle fena olmuşlar? Her türlü kötülüklerden uzak olarak niçin temiz ve masum yaşamamalı? Nedir bu insanlıktaki, varlığımızın derinliklerindeki pis koku, bu çamur, bu fırtına... Pisliğin tekrar kalkmamak üzere temizliği örtmesi niçin?
  • ...Erkek kalbinin kadın kalbinden daha çok isteyici olması bir haksızlık değil miydi?
    Mehmet Rauf
    Sayfa 86 - Bilge Kültür Sanat