Çok büyük bir terminoloji sorunu görüyorum. Bir şair anlatımını neden bu denli zor ve anlaşılmaz kelime seçimleriyle yapar? Kararsızım.
Gereksizce gelişen çok gereksiz bazı küfürler çok gereksiz zamanlarda çok gereksizce kullanılmış. Tabi ki Molıere'ın yaşamış olduğu yıllarda göz önüne alınarak söylenmeli fakat o yıllara göre bile bazı 'Eski kafalı' görüşlerden muzdaribim.
Tekrarlayan sözcükler ve tekrarlayan altyapılar kitabı çok sıkıcı bir hale büründürmüş.
Bir de, 13.Sahnede Angelıque'nun ''Babam mı öldü?'' tiradı nedense aklıma Leyla ile Mecnun dizisinde ki Mecnun'un her başı sıkıştığında ''Babam mı öldü!'' demesini getirdi :)
İşin özü,
Okuyacak hiçbir şey bulamadıysanız okuyabilirsiniz.
''Mutlaka okunmalı, okumayan çok şey kaybeder'' diyebileceğim cinsten bir kitap değil.
Tanrı'nın esinlediği bu karşılıklı aşkı taşıyan yüreklerimizin birbirlerine duyduğu tatlı coşkunluklara engel olan şu baskı altındaki yaşam ne korkunç, değil mi?
Bir soru-cevap niteliğinde ilerlemesine rağmen eleştirel bakış açıları ile adeta bir felsefe kitabını anımsatıyor.
Yapılan eleştirilerin, şairin yerinin, şiirin yerinin, şiirin şairdeki yerinin anlatımları hoş bir anlatımla betimlenmiş.
Kitaba dair tek eleştirim, biliyorum bu çok zor bir istek(!) ama,
Siyasete bu kadar göz kırpmamak lazım.