Dünya değişiyor dostlarım. Günün birinde gökyüzünde güz mevsiminde artık esmer lekeler göremeyeceksiniz. Günün birinde yol kenarlarında toprak anamızın koyu yeşil saçlarını da göremeyeceksiniz. Bizim için değil ama, çocuklar; sizin için kötü olacak. Biz kuşları ve yeşillikleri çok gördük. Sizin için kötü olacak. Benden hikâyesi.
Seni özlüyorum
Kapalı gözlerim, duymuyorum da bu şehri,
Ve sessizce odamda dolaşan bu rüzgâr;
İçinde kokun olmayan her şey anlamsız gibi.
Ben, galiba seni özlüyorum…
Seni bana getirmeyen bu yolları, istemiyorum sanki.
Sensizlik, bir garip yalnızlık misali,
Ve sana ulaşamadığım tüm sokaklar, çıkmaz sokak gibi.
Ben galiba, seni özlüyorum…
Hayaller kuruyor, karanlığa sarılıyorum.
Sıra gülüşüne geldiğinde, karanlığımdan oluyorum.
Senin adınla çiçekler büyütüyor onlara şarkı söylüyorum.
Ve artık eminim, ben; seni özlüyorum!
Y. Emre Avcı
'Annem elmaların olgunlaşmasını bekleseydin, hastalanmazdın dedi. Şimdi, ne zaman bir şeyi çok istesem, annemin elmalar için söylediği şeyi anımsıyorum.'
- Khaled Hosseini
"Acı çekmek ne demekmiş asıl şimdi anlıyorum. Acı çekmek bayılana dek dayak yemek değildi. Ayaktaki cam kesiğine eczanede dikiş attırmak değildi. Asıl acı, kalbi baştan aşağı sancılarla boğan, insana sırrını kimselere anlatmadan ölmeyi arzulatan bir şeydi. Kolları, başı hep dermansız bırakan, yastıkta öbür yana dönme isteğini bile söndüren bir şey."
"Kimi insanların ölmesi ne kolaydı. Lanet bir trenin gelmesi yetiyordu. Benimse gökyüzüne gitmem ne kadar zordu. Gitmeyeyim diye herkes bacaklarıma yapışmıştı..."