Emre Avcı

Peynirimi Kim Kaptı/Spencer Johnson İncelemesi
8/10
·85 syf.··
Beğendi
·
2021 18. kitabı
Bitiğini düşünüyordum. Çarem ya da yeni bir yolum kalmamıştı. Gücüm tükenmiş ve hayatımı kontrol edemeyecek kadar acizleşmiştim. Düşünecek ve üretecek gücün kalmadığında bir şeyle karşılaşıyorsun: , “Çaresizlik Hissi” Ve her çaresizliğin yeni bir çareyi doğurduğunu düşünemeyecek kadar yorgundum. Aramayı bırakmış ve düşünemez olmuştum. Nereye kadar devam edeceği asla kestirilmeyen ve hayatın en önemli dönemlerini mahveden bir durağanlıkla boğuşuyordum. Bir şeylerin değişmesi adına bir tokat yemem ya da bir sihirli değneğe dokunmam gerekiyordu. Paradokslar insanı zehirler. Çünkü yanlışı doğru, doğruyu ise yanlış olarak görmenizi sağlar. İşin kötü yanı ise. Siz bunu fark ettiğinizde çok geç kalmış olursunuz. Adım atmayı engelleyen ve bizi uyuşturulmuş denek hayvanlarına dönüştüren de yaşam sistemlerinin bizlere enjekte ettiği paradokslardır. Bizlere korkuyu ve itaati öğretirler. Susmamızı ve kabullenmemizi isterler. Çünkü aksi bir karakterin doğuşu: sistemin zincirinde yeni bir halka ve halkalara düşen payın azalması demektir. Böyle uyuşturulmuş bir düzende ne düşünebiliyor ne de bulunduğum halimden vazgeçebiliyordum. Ancak bir sihirli değnek keşfettim, daha doğrusu onun bana olan etkilerini kontrol etmeyi öğrendim: “Acı Çekmek”. Bu his en zor durumlardan bile sizi kurtarabiliyormuş. En bıktığınız anlarda neden acı çektiğinizi düşünmek. Neden başarısız olduğunuzu düşünürken size acı çektiren şeylerden nefret etmek. “Nefret” bu hissi kin ile karıştırmadığınız sürece o kadar güçlü bir silah olabiliyor ki. En zor anlarınızda ayağa kalkabilmek ve peynirsizliğe alışmak yerine yeni peynirin varlığına inanmak ve onun için çabalamak ancak bu gibi olumsuz duyguları kontrol edebilmeyi öğrendiğinizde mümkün olabiliyor. Okumak insana birçok şey katabilir. Ancak bir arayış içindeyken
1000Kitap
Peynirimi Kim Kaptı?Spencer Johnson · Epsilon Yayınevi · 20192,052 okunma
Reklam
"Pahalı Dersler / Anton Çehov" İncelemesi
6/10
·56 syf.··
2021 17. kitabı
Öykü içeriklerine karşı antipati mi kazanmaya başladım yoksa önyargı mı oluşturuyorum bilmiyorum ancak tercihimin her zaman romanlardan yana olacağından artık eminim. Garip bir serüven içeresinde tamamladım bu kitabı, bazen aşırı sıktı ve konunun dahi ne olduğunu unuttum bazen ise hiç bitmesin dediğim noktalara getirdi beni. Özellikle "Pahalı Dersler" ve "Bahis" isimli içerikler gerçekten etkileyici olaylar ve güzel cümleler içeriyordu. Çehov durum komedisinin ustalarındandır ve eserlerinde bazen gülmek ve ağlamak arasında çaresizce kalırsınız. Yüzlerce öykü eseri oluşturmuş ve derin anlamlar yüklemiştir. "Pahalı Dersler" eseri de 6 öykünün birleştiği ve okumaya değer bir kitaptır. İyi okumalar...
1000Kitap
Pahalı DerslerAnton Çehov · Can Yayınları · 2021850 okunma
“Nasıl Ölünür / Emile Zola" İncelemesi
9/10
·48 syf.··
2021 16. kitabı
İnsanlar olarak kabullenemediğimiz bir gerçek var… Kabullenmek yerine kaçmayı ve hatırlamamayı yeğlediğimiz, her ne kadar kaçmak istesek te karşılaştığımız bir geçek: “Ölüm” Emile Zola “Nasıl Ölünür” derken bize, aslında nasıl ölüneceğini değil bu gerçekle yüzleşeceğimizi anlatıyor. Çünkü bence: Ölümle yüzleşmek ölmek anlamına geliyor. Ölümü kabul etmek, ondan korkmamayı sağlıyor. Ölümle yüzleşen insanlar için geriye şunlar kalıyor. Tanrı, herkesi öldürür. Ancak tıpkı hayatta olduğu gibi: “Herkesi adil yaşatmaz ve herkesi adil öldürmez…” Bir burjuva ve fakir bir çocuk ölüyken bile eşit düşünülmez. Tabutlar ayırır onları; Burjuva en iyi ağaçlardan yapılmış en süslü tabuta Çocuk ise derme çatma tahtalara konulur… Burjuva huzur içinde, çocuk karnı aç iken ölür. Değişmeyen tek şey; “Her ölen unutulur. Unutulmayan ölümün kendisidir…”
1000Kitap
Nasıl ÖlünürEmile Zola · Can Yayınları · 202024,3bin okunma
Hayvan Çiftliği-George Orwell (!!Spoiler İçerebilir!!)
9/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2021 15. kitabı
“Solun bazı kesimleri, Orwell’i “karşıdevrimci” ilan etmiş; sağın kimi kesimleri de Hayvan Çiftliği ve Bin Dokuz Yüz Seksen Dört’ü, komünizme yöneltilmiş en güçlü yazınsal eleştiriler arasında saymışlar. Oysa, bugün okuduğumuzda, bir çiftlikte yaşayan hayvanların kendilerini ezen ve sömüren insanların yönetimini devirip eşitlikçi bir toplum oluşturdukları; ama zamanla, kurnaz, ve iktidar düşkünü domuzların, devrimi yolundan saptırarak, insanların yönetiminden neredeyse daha baskıcı ve acımasız bir diktatörlük kurdukları Hayvan Çiftliği’nin iki uçlu bir yergi mızrağı taşıdığını düşünüyorum…” Son sözlerde de bahsedildiği üzere kapalı olarak derin eleştiriler sunuyor bize George Orwell. İnsanların baskıcı yönetimine güçlü bir irade ile haklı bir direniş gösteren hayvanlar çıkarcı ve kurnaz insanların işi siyasete dökmesi ile var olan düzeni kaybediyor diktatörlük sıfatında bir yönetime geçiyor. Ancak günümüzde de olduğu gibi; halkını uyandırmamak adına bir anda değil yavaş yavaş ve gizli gizli yapıyor bu işi. Çiftlikteki diğer hayvanların bilgisizliğinden yararlanan diktatör iç ve dış ilişkilerini çıkarlar doğrultusunda yönetiyor ve kendi çıkarları doğrultusunda ani yasalar çıkarıyor. Kitapta geçen meşhur "Bütün Hayvanlar Eşittir, Ama Bazı Hayvanlar; Öbürlerinden Daha Eşittir..." cümlesinde de olduğu gibi: domuz yavrularına eğitim alma fırsatı sunarken diğer hayvanları cehalete itiyordu. Cahil kalan halk ise bunu anlamlandıramıyor seslerini çıkaracak olsalar ya korkutuluyor ya da coşkulu marşlarla gereksiz törenlerle milli duyguları sömürülerek gaza getiriliyordu. Çiftlik halkının bu durumu kabullenmesi hazin sona kadar diktatör ve ailesinin işini kolaylaştırıyordu… Bir bataklıktan kaçıp özgürlüğüne sevinen hayvanların bir bataklığa düştüğü ve derin eleştiriler içeren bu
1000Kitap
Hayvan ÇiftliğiGeorge Orwell · Can Yayınları · 2024296,1bin okunma
8/10
·161 syf.··
Beğendi
·
2021 14. kitabı
"Bence şiirin eskisi ve yenisi yoktur. İyi şiir muhakkak ki insana bir şey ilave eder, bu şey bazen tez olur, bazen bizim mânen daha genişlememizi temin eden bir heyecan olur. Şiir insanda yarattığı lirik heyecanının derecesi kadar uzun ömürlü olur" diyor Sabahattin Ali... Şiiri bir yenilenme ve arınma olarak görüyorum. Yazmaya olan ilgim sayesinde okumaya da alışkanlık kazanmış birisi olarak söylüyorum. Bir yerlerde, bir köşede okumadığım bir başka şiirin olduğu düşüncesi bile heyecan veriyor. Her şiir keşfedilmeyi hak ediyor ve taşıdığı duygu yükleri ile bizleri etkiliyor. Bazen bir savaş adına bazen seviliye bazen ise var olan düzene dökülüyor dizeler. Ancak hepsinde ortak bir nokta var ise o da insan oluyor. Çünkü duyguların var olduğu yerde şiir de ortaya çıkıyor. Edebiyatımızın en büyüklerinden olan Sabahattin Ali'nin etkileyici romanları üzerine onun şiirlerini okumak çok güzel izler bırakıyor. İyi okumalar...
1000Kitap
Bütün ŞiirleriSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 201927,5bin okunma
Reklam