Uzun uzadıya anlatmaya gerek yok artık bazı şeyleri. Hoş, çok konuşan biriydim bir zamanlar. En gereksiz konuları dahi sevdiklerime koşar, heyecanla anlatırdım. İçimde oltaya takılmış balığın çaresizliği var ama artık bırakır diye de avcıdan merhamet beklemeyecek kadar isteksizim yaşamaya. Bir din gibi büyüyen hissizliğin girdabında kaybolmuşum. Evet çok söze gerek yok. Hepsinin özeti, ben, eski beni özlüyorum. Bir daha rastlayamayacağım ben'i.