Tarihin tekerrürü yine... Aklımda tam bir sene önce tanıdığım ve hiç aklımdan gitmeyen sen. Sen yanımda uyurken ben hiç uyuyamadım biliyor musun. Belki de hissettim sensiz geçecek günlerimin olacağını. Yüzüne baktım hep, saçlarını okşadım. Tek tek inceledim kaşlarını, kirpiklerini, burnunu, dudaklarını, yüzündeki kırışıkları dahi ezberlercesine. Eğer bi daha göremeyecek, bakamayacak olursam hiçbir zerreni unutmak istemedim çünkü. Gözlerimi kapattığımda tüm gerçekliğinle orda seni hayal edip düşünebilmek istedim. İlk başladığımızda üzülürüz demiştin hani. Bende üzülelim, sesini,kokunu,gülüşünü hiç tanımamaktansa, bilmemektense üzülürüz demiştim. Ama böyle ayrı ayrı değil. Ben üzüntümüzde de sevincimiz de de yan yana olalım istemiştim. Ne olursa olsun birlikte yaşayalım, göğüs gerelim, üstesinden gelelim... Oldu da gelemedik, beraber altında kalırız en fazla. Ama hep beraber oluruz diye kastedmiştim. Şimdi ise yaşadıklarımıza, başımıza gelenlere değil de yan yana olamayışımıza, sesini sadece bi kaç ses kaydından dinleyişime, düzine düzine fotoğrafının bana yetmeyişine üzülüyorum. O ilk tanıştığımız akşam yaktığım sigarayı dudaklarımdan ayırmadım hiç bu gece. Merak etme biri benim, biri sönmeden yaktığım diğeri senin için ard arda... Tüm olanlara, olmayanlara, yaslara, hüzünlere, tartışmalara, kavgalara rağmen iyi ki tanıdım seni... Belki 12 ayın 4 ayını güzel geçirebildik ama 4 ay benim için 4 yıl mutluluğa bedeldi. Bir yıl sonra bu gün de haklı olduğuma sevinsem mi üzülsem mi bilemiyorum ama unutamadığımız birinci yılımız kutlu olsun...