Emre

Emre
@Emrec2032
Hikaye bitti. Emeği geçen herkese teşekkürler. Boş geldim dolu gidiyorum. Emeklerine sağlık…
Ticaret
Lisans
Denizli
15 Nisan
11 okur puanı
Kasım 2022 tarihinde katıldı
Sana seni seviyorum gibi cümleler kurmayacağım. Beraber saçlarımızın beyazlamasını diliyorum diyeceğim mesela. Ama bunu da dilerken sadece böyle değil. Detay vermeyi sen öğrettin bana. Hatalarımızı kabul ederek. Şüphesiz ve mutlak bi birliktelikte. Biz birbirimizin sustuklarından anlamayacak iki insan değiliz. Gönül kırmadan. Üzmeden. Üzülmeden. Bi daha hiç yüreğimiz üşümeden. Dünyada kimse kalmasa ben de sende istisnasız O var diyebilerek. Her zorlukta, her düşmede elimizi uzattığımızda biliyorum ki boş kalmayacak o hep tutacak diyebilerek. En büyük kavgalarda dahi oturup konuşup çözebilecek, sadece karşı tarafın düşüncesi değil, bu düşünceyi ona verecek ne yaptım diye kendi hatalarımızı sorgulayıp kabul edip gönül alarak. Tek taraflı bi vermeyle değil. İki tarafında kendisinden fedakarlıkları da sevgiyi de esirgemediği bi mutluluk istiyorum ben. Ben böyle hissettim dediğimde nasıl böyle hissedebilirsin değil. Ben sana bunu bilmeden ne yapmış olabilirim ki bunu hissettirdim diyebilecek, öyle değilse de yanlış düşünüyorsun bunun aslı bu diyebilecek berrak bi sevgi istiyorum ben. Ben çabalarken, anlamaya çalışırken, mutlu etmeye çalışırken, ne olursa olsun, ne yaparsan yap elbet vardır bunun da bi sebebi diye seni bir şekilde haklı çıkarırken sen de birşey olduğunda o bunu yapmaz, neden böyle düşündü, neden böyle söyledi diye sorgulayıp konuşabilmemizi istiyorum. Konu sadece sevmek sevilmek değil. Yoksa ikimiz de farkındayız herşeyin. İnsan hep hissetmek değil bazen de duymak istiyor. Elbette kızacağız birbirimize ara ara. Elbette kavgalarımız olacak. Tartışacağız. Önemli olan her tartısmadan sonra birinin çekip gitmesi değil. Birbirimize sarılıp geçti diyebilmemiz. Zaten bu anlattıklarım da sevmek sevilmek değil mi ? Yoksa ben seni uzaktan sevmeyi de öğrendim. Kolay da
Reklam
Bazen söylediklerini anlayan birine değil, Söyleyemediklerini anlayan birine ihtiyaç duyar insan...
Biliyor musun? Bazı insanlar çok şanslı olurlar, hiç bir şey yapmasalar bile el üstünde tutululurlar. Bazı insanlar da vardır, uğruna ömrünü, her şeyini tüketse de yine de görmezden gelinip, bir tutam vefaya muhtaç kalırlar..
Kendime sarılmak fayda eder mi profesör? Kendimi avutmak? Bilimsel adı nedir bendeki haletiruhiyenin? İlacı var mı? Reçetesinin rengi nedir? Hayatın içinde olmak için çabalar boşuna mı profesör? Taş kesiliyor bedenim. Yumruklarım ise fark edemediğim bir şekilde sımsıkı duruyor. Kafamı yukarıya kaldırmak, inancın mı emaresi yoksa çocukluktan kalan alışkanlık mı profesör? Kriz sonrası sırtımı dayadığım koltuk mu sadece bana destek olan? Bir ayağım kırık diğeri ise bir ölünün bedeninden kopmuş gibi boylu boyunca. Yatağımda dünden kalma dağınıklık. Gece saate bakmadan geçen zaman. Bir yerlerden gelen küf kokusu. Çatı katından bozma bir ev, köşeli ve dar. Eğilerek çıkılan terasta, küçük bir masa. Kirli şehir havasını soluyan burun deliklerim. Neye benziyor yüzüm? Hatırladığım kadarıyla bir insana. Cebimdeki son parayı almış, mavi ışıklı tabelası olan ayyaş şişe satıcısı. Dumanı tüten uzun, beyaz silindir. Ölünmüyor profesör. Sabah yeniden ve yenilerini getiriyor önceden tıkalı beynime hayat. Uyumalı profesör uyumalı. Unutuyor insan uyuyunca. Fark etmez profesör, saatin kaç olduğu, uyumalı. Kaygısız bir uykuya dalış lazım bana profesör. Cevap ver profesör, öldüğünde kaygılı mıydın, bir yerlerde bıraktığın yarımları düşündün mü? Bir tek sen bana klavuz olabilirsin uyumadan. Cevap ver profesör.
Farkındayım. Hemde belki de ilk anından beri farkındayım. Ama her zaman olduğu gibi yine elim ayağıma dolandı biliyor musun daha bununla bile. Ne yapacağımı ne yazacağımı şaşırdım yazıp yazıp siliyorum. Zar zor bişeyler yazdım dün. Sonra inanamazcasına tekrar tekrar girdim baktım doğru mu görüyorum diye. Sonra sabah ezanına kadar oturdum tek başıma kendi kendimle konuştum. Yapmadığım birşey değildi her gece zaten olanı, olmayanı, yaşananı, yaşanmayanı düşünüp kendi kendimle uyuyana kadar bitmeyen bi kavga hali. Ama dün gece farklıydı yine. Bakma hâlen yazamıyorum belki saçmalıyorum yazdıklarımla ne saçmalıyorsun diyeceksin. Belki de arabaya bindiğinde kullanamayacaksan ben kullanabilirim dediğin an geliyor gözümün önüne. Bak yine en ufak şeylerden anılar çıkardım gün yüzüne. Her anım da böyle geçiyor aylardır. Bildiğin gibiyim yani. Hiçbirşey değişmedi...
Reklam